3. Uluslararası Madenlerde İş Sağlığı ve Güvenliği Konferansı ve Sergisi İstanbul’da Gerçekleştirildi

Türkiye Madenciler Derneği (TMD)’nin düzenlediği 3. Uluslararası Madenlerde İş Sağlığı ve Güvenliği Konferansı ve Sergisi 1-4 Aralık tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirildi. “Güvenli Madenciliğin Yol Haritası” mottosuyla düzenlenen etkinlik kamu ve özel sektörün yoğun katılımı ve yurt dışından gelen uzmanların katılımı ile tamamlandı. Üçüncüsü düzenlenen etkinlikte 700’ü aşkın sektör profesyonelinin katılımı ile rekor kırıldı ve etkinliğin her seferinde üzerine koyarak kendisini geliştirdiği bir kez daha ortaya çıktı.

1-2 Aralık tarihinde uzmanların katılımı ile gerçekleştirilen Madenlerde Risk Yönetimi ve Uzun Ayak Maden Dizaynı konularında düzenlenen çalıştaylar ile başlayan etkinlikte konferans ise 3-4 Aralık tarihlerinde gerçekleştirildi. Konferans ve Serginin açılış tarihi olan 3 Aralık’ta etkinlikte T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Madenlerden Sorumlu Bakan Yardımcısı Mithat Cansız, TOBB Maden Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Dinçer, Türkiye Madenciler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ali Emiroğlu, İMİB Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Dinçer, Avustralya Büyük Elçisi Marc İnnes Brown, Kanada Başkonsolosu, Ulrich Shannon, Uluslararası Çalışma Örgütü (İLO) Direktörü Numan Özcan,T.C. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Sektörel Risk Yönetimi Daire Başkanı Ergün Can tarafından gerçekleştirilen açılış konuşmalarında geçtiğimiz yıl içerisinde madencilik sektöründe iş sağlığı ve güvenliği adına gerçekleştirilen çalışmalar ve bu çalışmalar sonucu kaydedilen mesafeye değinilirken önümüzdeki dönemde neler yapılabileceği istişare edildi.

TMD Yönetim Kurulu Başkanı Ali Emiroğlu konuşmasında, Soma’da yaşanan üzücü maden kazasının ardından gerçekleştirilmeye başlanan etkinlikle iş sağlığı ve güvenliği konusunda bir kültür oluşturarak sektörün bilinçlendirilmesini amaçladıklarını belirtti. Emiroğlu konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Ülkemizde madencilik dışardan bakıldığında yarattığı izlenimle yapılamayacak duruma gelmiştir. Bakanlığımızın gerçekleştirildiği uygulamalar olumlu olsa da tek başına yeterli olmayacaktır. Bu noktada işverene büyük önem düşmektedir. En üst mertebede “Sıfır Kaza” felsefesi benimsendiği taktirde çalışanlar da aynı felsefe ile hareket edecektir. Ancak bu şekilde madencilik toplumda çevre ve insana verdiği değerle, yarattığı öz kaynak ve ihracat ile ülkemizin ekonomisine yaptığı katkılarla ön plana çıkacaktır.”

Ali Emiroğlu’nun ardından söz alan Maden işçileri Sendikası Genel Başkanı Nurettin Akçul konuşmasında madencilikte eğitimin önemini vurgulayarak yapılan çalışmalarda eğitimli çalışanların iş kazası yapma oranlarının daha düşük olduğuna dikkat çekti. Risklerin doğu tanımlanması gerekliliğinden bahseden Akçul çalışmaların bilimsel olarak yürütülmesi gerektiğine değindi. İSG yönetmelikleri konusunda batılı ülkeleri geç de olsa yakaladığımızı ifade eden Nurettin Akçul sorunların yasaların uygulanmasındaki aksaklıktan kaynaklandığını bu doğrultuda denetimlerin arttırılarak caydırıcı önlemler alınması gerektiğini ifade etti. Akçul: “Yeter ki çaba ve kararlılığımızı ortaya koyalım. Sorumluluklarımızı yerine getirirsek başarılarımızı konuşuruz.” şeklinde konuştu.

TMMOB Maden Mühendisleri Odası Ayhan Yüksel konuşmasında bilime uygun yöntemlere önem verilmesi gerekliliğine dikkat çekti. Madencilik sektörüne ilişkin önerilerini aktardan Ayhan Yüksel Ulusal Maden Politikası oluşturulması gerekliliğini vurgularken, iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarını denetlemek adına bir kurum kurulması gerektiğini ve bu kurumun bağımsız hareket etmesi gerektiğini aktardı.

Madenciliğin Avustralya için önemini dile getirerek konuşmasına başlayan Büyükelçi Marc Innes Brown, Avustralya’nın madencilik sektörünün başarısının iş sağlığı konusunda gösterdiği hassasiyet ve yönetmeliklere borçlu olduğunu ifade etti. Türkiye’nin de bu konuya özen gösterdiğini gördüğünü belirten Brown TMD’nin düzenlediği konferansın bu konunun bir göstergesi olduğunu ifade etti.

Kanada’da sosyal lisansa büyük önem verildiğini aktararak söze başlayan Başkonsolos Ulrich Shannon, Kanada’da “sıfır kaza” felsefesi ile güvenlik önlemlerine çok dikkat ettiklerini ifade etti. Kanadalı maden şirketlerinin Türkiye’de 5000 kişiye istihdam ve ekonomiye 8 milyar dolar katkı sağladığını belirten Shannon, Kanada dışında faaliyet gösteren Kanadalı şirketlerin de aynı felsefe ile en yüksek etik değerlerle çalıştıklarına dikkat çekti. Madencilikte eğitimin öneminin altını çizen Shannon, Kanada’da madencilerin %50’sinin önümüzdeki 3 yıl içerisinde emekli olacağını, yerlerine gelecek madencilerin ise şu an eğitimlerini sürdürdüklerini ifade ederken aynı seviyeyi korumanın önemine dikkat çekti. İSG konusunda Türkiye ile ilişkilerinin devam ettiğini belirten Shannon, Türkiye’nin maden yönetmeliğinin Kanadalı Yatırımcılar için büyük önem arz ettiğini vurguladı.

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Direktörü Numan Özcan, Türkiye’deki mevzuatın dünya standartlarından farklı olmadığını sorunun ise uygulamalardan kaynaklandığını belirtti. Madencilikte son dönemlerde yaşanan iklim değişikliği, Paris Anlaşması ve gelişen teknoloji gibi unsurların madenciliği çok değiştirdiğine dikkat çeken Özcan, hayat boyu eğitim felsefesi ile madencilerin kendilerini bu değişime adapte etmesi gerektiğini aktardı.

2012 yılında İs Sağlığı ve Güvenliği Kanunu yayınlandıktan sonra konunun anlaşılması için 81 ilde toplantılar yaptıklarını dile getiren Ergün Can 2019 yılında iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerini de kapsayacak büyük bir AB projesi yapılacağını belirtirken iş sağlığı ve güvenliğini kültürünü arttırmanın ve eğitimler ile toplumsal bilinç seviyesini yükseltmenin amaçları arasında yer aldığını ifade etti.

Son olarak kürsüye gelen Enerji ve Tabi kaynaklar Bakanı Mithat Cansız kısa zaman içerisinde gerçekleştirilen çalışmalar hakkında katılımcılara bilgi verdi. Maden sahalarını risk gruplarına göre sınıflandırıldığını ve risk sınıfına göre denetimlerin gerçekleştirildiğini ifade eden Cansız: “Bütün personelimiz buna göre denetim yapıyor. Denetimler artık çok daha objektif ve fazla yapılıyor. 2018’de 7 bin 525 maden ruhsatını yani 10 bin 500 maden ocağını denetledik. Güvenliği tehdit eden bin 776 işletmenin faaliyetlerini durdurduk. Geçmiş yıllara göre daha sıkı ve objektif denetleme yapıyoruz. Biz 2023’e geldiğimizde yılda 14 bin sahanın nitelikli ve objektif bir şekilde denetlenmesini hedefliyoruz. Bu, her yılda ortalama iki defa denetleme demektir.” şeklinde bilgiler verdi. Denetimlerin objektif ve nesnel bir şekilde yapılması gerekliliğini bir kez daha vurgulayan Cansız Denetim Usul Esas Kitapçığı ile standart raporlama sistemine geçiş yaptıklarını ifade etti. Hedefin “sıfır kaza” olduğunu ifade eden Cansız, her şeyin başının eğitim olduğunun altını çizerken bu bağlamda MAPEG Akademi’nin kurularak güncellenen mevzuat, iş sağlığı ve güvenliği, kurumsal iletişim konularında 70’in üzerinde eğitim verdiklerini ve 2017 yılından bu yana 975 kişinin YTK eğitiminden 841 kişinin ise daimî nezaretçi eğitiminden faydalandığını ifade etti.

Tamamlandığı zaman bir ilk özelliği taşıyacak sanal gerçeklik uygulaması Black Diamond VR hakkında da bilgi veren Cansız, bu proje ile basit ve güç örneklerin deneyimlenebileceğini belirtirken 4 modüle sahip olacak projenin 2019 yılında tamamlanacağını ifade etti.

Maden güvenliğini sağlamak adına çalışmalarını uzmanlar yardımı ile sürdürmeye devam ettiklerini ifade eden Mithat Cansız, Hacettepe Üniversitesi ile birlikte Avustralya mevzuatına uygun şekilde sürdürülen “Milli Kaynakların Güvenli Kazanımı” üzerine gerçekleştirilen araştırmanın devam ettiğini ve 2019 yılının nisan ayında tamamlanmasını beklediklerini belirtti. Devam eden bir diğer proje olan Türkiye Madenciliği Risk Değerlendirme Araştırmasının ise İstanbul Teknik Üniversitesi ile beraber yürütüldüğünü ve 2019 yılının Ekim ayında tamamlanmasının beklendiğini ifade etti.

Endüstri 4.0 konusunda da büyük yol kat ettiklerine dikkat çeken Cansız büyük önem verdikleri e-maden projesinde 700 iznin dijital ortama aktarıldığını ifade etti. 31 farklı kurumla protokol imzalandığını ve e-maden sayesinde anlık ve hızlı veri akışının sağlanacağını bir kez daha belirten Cansız, bu sistem sayesinde şeffaflık ve kalite artırımı sağlanacağını vurguladı.

Açılış konuşmalarının ardından 3. Uluslararası Madenlerde İş Sağlığı ve Güvenliği Konferansı uzmanların sunumları ve paneller ile devam etti. Maden kazalarına karşı acil durum hazırlığı ve müdahale konusunda David Reece, Ken Worobec ve David Carey gibi yurt dışından gelen uzmanların sunumları ile Avustralya ve Kanada gibi maden ülkelerindeki uygulamaların nasıl gerçekleştirildiği katılımcıların bilgisine sunulurken Türk uzmanlar ise ülkemizdeki madenlerde gerçekleştirilen çalışmalar üzerine bilgiler verdi.

Etkinliğin ikinci günü 4 Aralık dünya madenciler gününe denk gelmesi nedeni ile konuşmacılar bu özel gün vesilesiyle ülke madenciliği ve sektöre hizmet veren madenciler ile ilgili dileklerini bir kez daha aktarma fırsatı buldular. Bu kapsamda konuşmacılara 5’er dakika ekstra süre verilmesi ile devam eden günde uzun ayak kömür madenciliği, Türkiye’de ve Dünyada İSG uygulamaları konularında yapılan sunumlar ile devam etti. Riccardo Martelli, Helmut Ehnes ve Sizwe Phakathi, Vic Pakalnis, gibi uzmanlar gerçekleştirdikleri sunumlarla İtalya, Almanya, Güney Afrika, Kanada ve ABD gibi farklı ülkelerin madencilik ve madencilikte iş sağlığı ve güvenliği uygulamaları konularında katılımcılara bilgilerini aktarırken ülkemizde gerçekleştirilen başarılı uygulamalarda katılımcılarla paylaşıldı.

Düzenlenen organizasyona gösterilen yoğun talep gözden kaçmazken katılımcıların soruları ile katılım göstermesi de özellikle dikkat çekti. Özellikle katılımcıların son ana kadar salonu terk etmeden sunumları takip etmeleri birçok konuşmacı tarafından taktirle karşılandı. Etkinlikte gerçekleştirilen sunumların yanında sponsor firmalar için ayrılan bir fuar alanı da hazır bulundu. Madencilik Türkiye dergisi olarak hazır bulunduğumuz fuar alanında konferans delegeleri firmalardan bilgi alma fırsatı buldu.

Toplanan etkinlik katılım ücretleri ile katılımcılar adına Darüşşafaka Vakfı’na yapılan bağış ise katılımcılar tarafından taktirle karşılanan hoş bir sürpriz olarak dikkat çekti. 2 yılda bir düzenlenen etkinliğin 2021 yılında tekrar gerçekleştirilmesi bekleniyor.

UYARI

Bu haber bir “Madencilik Türkiye Dergisi” haberidir. Her Hakkı Mayeb Ltd.’ye ait olup izinsiz olarak kopyalanıp yayınlanması suçtur ve yasaktır. Kaynak gösterilmeden kullanılması durumunda yasal işlem başlatılacaktır. Kaynak gösterilerek kullanılmak istenmesi halinde “Bu haber/makale Madencilik Türkiye Dergisi’nden alınmıştır” ibaresi ile birlikte haberin linki verilmeli, link de web sitemize yönlendirilmelidir.