Madencilik sektörünün önde gelen yazılım firmalarından birisi olan Netcad Yazılım A.Ş. ile birlikte yürüttüğü iş birliği hakkında görüşlerini aldığımız Doç. Dr. Onur Gölbaşı ile akademi-sanayi iş birliklerinin sektöre katkıları ve madencilik süreçlerindeki dijital çözümler üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik.
TÜBİTAK projesi kapsamında Netcad ile yürüttüğünüz iş birliği nasıl şekillendi? Akademi-sanayi iş birliklerinin sektöre sağladığı katkıları nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ülkemizdeki madencilik şirketlerinin büyük bir çoğunluğu uygulayıcı şirketler olup, geliştirici vasfına sahip şirket sayısı gelişmiş ülkelere kıyasla oldukça kısıtlıdır. Netcad ise Türkiye’de
madencilik alanında yazılım geliştiren, Ar-Ge’ye ve üniversite iş birliklerine önem veren sayılı firmalardan biridir. Yürüttüğümüz çalışmalarda, firmanın mevcut maden tasarım ve planlama yazılımları üzerinde gereksinim analizleri gerçekleştirdik. Özellikle NETMine Plan yazılımının, sahadaki karmaşık üretim planlama senaryolarına daha etkin cevap verebilmesi için geliştirilmesine odaklandık. Bu kapsamda başlattığımız konsept çalışma, TÜBİTAK destekli bir projeye dönüştü. Üniversiteler, fikir üretme ve geliştirme ile sonrasında bu fikirleri nihai ürüne dönüştürme süreçlerinde kilit ve merkezi öneme sahiptirler. Genel olarak bakıldığında, üniversiteler araştırma ve bilgi üretiminde, şirketler ise bu bilgileri uygulama ve ürüne dönüştürme aşamalarında kritik rol oynuyor. Gelişmiş ülkelerde bu tür iş birlikleri yaygın ve sektörün vazgeçilmez bir parçası. Ülkemizde de benzer bir sinerjinin artması, özellikle Ar-Ge odaklı projelerin yaygınlaşması açısından büyük önem taşıyor. Üniversitelerin sahip olduğu bilgi birikimi ve insan kaynağının, şirketlerin sektörel deneyimi ve imkânları ile birleşmesi hem sektöre hem de ülke ekonomisine önemli katkılar sağlayacaktır.
Madencilik süreçlerinde optimizasyon ve planlama yazılımlarının rolü nedir? Bu tür yazılımlar, bir madencilik projesine hangi avantajları sağlar?
Madencilik, doğası gereği çok sayıda değişkenin etkisi altında yürütülen ve belirsizlik içeren bir süreçtir. Cevherin hangi bölümlerinin ve ne zaman çıkarılacağı gibi kritik kararlar, basit hesaplarla verilemez. Çünkü, değişken derinliklerde değişken içeriğe sahip bir cevher bloğunun çıkarılmasıyla ilgili verilecek karar, diğer pasa ve cevher blokları ile ilgili kararları etkileyecektir. Yazılımlar, binlerce senaryo arasından en verimli üretim yolunu belirleyerek, üretimin net bugünkü değerini maksimize etmeye yardımcı olurlar. Bu yazılımlar üretim blokları için karar alırken sadece ekonomik faktörleri değil, jeoteknik, jeokimyasal, kapasite ve diğer teknik kısıtları dikkate alırlar. Özellikle arz-talep dalgalanmalarının yoğun yaşandığı ve cevher içeriği değişken olan sahalarda, bu tür yazılımlarla yapılan optimizasyonlar, belirsizlikleri minimize eder ve uzun vadede ciddi bir ekonomik avantaj sağlar.
Son yıllarda madencilik firmalarının dijital çözümlere yönelimini nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu dönüşümün sektöre etkileri hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Küresel emtia piyasalarındaki hareketlilik, madencilik firmalarının daha düşük tenörlü ve daha derin cevher yataklarını değerlendirmesini zorunlu kıldı. Bu durum, zaman ve maliyetin daha etkin yönetilmesini gerektiriyor. Son yıllarda, birçok orta ve büyük ölçekli firma, operasyonlarını dijital çözümlerle desteklemeye başladı. Bu dönüşüm; üretim verimliliği, iş sağlığı ve güvenliği ile süreç izlenebilirliği açısından önemli avantajlar sağlıyor.
Dijitalleşmenin sunduğu bu kazanımlar, sektördeki diğer firmaların da bu tür çözümlere yönelmesine öncülük ediyor. Özellikle izleme, analiz ve değerlendirme süreçlerinin dijitalleşmesi, madencilikte daha sürdürülebilir ve verimli bir üretim modeli oluşturuyor.
Detaylar Madencilik Türkiye Dergisi’nin 126.sayısındadır.















