Danıştay Altıncı Dairesi, Maden Kanunu’nun 17. maddesinde yer alan “… karot, kırıntı ve numune alma ile bunlara yönelik sathi hazırlık işlemleri içeren faaliyetler…” için Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) kararı aranmaz hükmünün Anayasaya aykırı olduğu iddiasıyla hükmün iptali için Anayasa Mahkemesi (AYM)‘ye başvurmuştu.

Daire iptal talebine gerekçe olaraksa karotun sondaj içeren bir yöntem olması nedeniyle biyolojik çeşitlilik üzerinde ya da doğada değişiklikler meydana getirebileceği, bu değişikliklerin uzun dönem etkilerinin olacağı, bu itibarla çevre için riskler taşıdığı açık olan bu tür faaliyetler yönünden ÇED kararının aranmayacağını öngören kuralın sağlıklı çevrede yaşama hakkıyla bağdaşmadığı belirtilerek Anayasa’nın 2 ve 56. maddelerine aykırı olduğu iddiası ileri sürmüştü.

24 Mart 2025 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan karara göre, Danıştay Altıncı Dairesi’nin başvurusunu inceleyen AYM, sondaj faaliyetinin ÇED’den muaf oluşunun anayasaya aykırı olmadığına hükmetti.

AYM tarafından yapılan incelemede sondajın madenlerin bulunması ve olası yatırımın verimliliğinin tespiti için hazırlık işlemi olduğu, ÇED sürecinden muaf olmasının amacının hızlı ve verimli bir arama yapılabilmesini sağlamak olduğu hatırlatıldı. Kullanılan malzemelerin niteliği ve sondaj yuvasının çapının dar olması nedeniyle karotlu sondajların su, jeotermal ve petrol sondajlarına kıyasla çevresel etkilerinin oldukça düşük olduğu vurgulanırken sondaj faaliyetlerinin tamamının ÇED’den muaf olmadığı sadece karot, kırıntı ve numune alma faaliyetleri için ÇED aranmayacağı belirtildi. Öte yandan Maden Kanunu’nun 7. maddesine göre madencilik faaliyeti yapılan alanların izne tabi olması durumunda ilgili mevzuata göre bu izinlerin alınması gerektiği, bu izinlerin alınması süreçlerinde de arama yapılacak alan açısından yeterli korumanın sağlanacağı ifade edildi. Tüm bu sebeplerle; Maden Kanunu’ndaki ÇED muafiyet hükmünün Anayasa aykırı olmadığına karar verildi.

Konuyla ilgili bir açıklama yapan Çayeli Bakır İşletmeleri Avukatı Bekir Türker karar kadar önemli olan bir hususun da karot ve numune alma işleminin “sondaj” yoluyla yapılabileceğinin Anayasa Mahkemesi tarafından açıkça ifade edilmesi olduğunu vurguladı. Türker “Uygulamada idare mahkemeleri ve hatta Danıştay, sondaj kelimesinin Maden Kanunu hükmünde yer almaması sebebiyle sondaj içeren arama faaliyetlerinin ÇED’e tabi olduğuna karar veriyordu. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi kararının, sondaj ile karot alma işlemlerine karşı ÇED gerektiği yönünde açılan davalarda başvurulabilecek çok önemli tespitler içeren bir hukuki mütalaa niteliğinde olduğunu düşünüyorum.” dedi.

AYM Kararı’nın tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

Haberlere Abone Olun

UYARI

Bu haber/makale bir “Madencilik Türkiye Dergisi” içeriğidir. Her hakkı Mayeb Basın Yayın Ltd.’ye ait olup izinsiz olarak kopyalanıp yayınlanması suçtur ve yasaktır. Kaynak gösterilmeden kullanılması durumunda yasal işlem başlatılacaktır.

Kaynak gösterilerek kullanılmak istenmesi halinde “Bu haber/makale Madencilik Türkiye Dergisi’nden alınmıştır.” ibaresi ile birlikte haberin linki verilmeli, link de web sitemize yönlendirilmelidir.

Önceki İçerikŞişecam, 2024’te 3,8 Milyon Ton Hammadde Üretti
Sonraki İçerik77. Türkiye Jeoloji Kurultayı Programı Yayımlandı