T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, Bakanlık öncülüğünde Ankara’da gerçekleştirilen Madencilik Sektör Buluşması organizasyonunda Maden Platformu üyeleri ile bir araya geldi. Geçtiğimiz yıl tekstil, hazır giyim, deri, perakende gibi sektörlerinin sorunlarının, ihtiyaçlarının ve çözüm önerilerinin ele alındığı sektör buluşması toplantılarının bu yıl ilki madencilik sektörüne yönelik olarak gerçekleştirildi.
Madencilik Türkiye dergisinin takip ettiği etkinliğin açılış konuşmasında Maden Platformu Sözcüsü ve Türkiye Madenciler Derneği Başkanı Mehmet Yılmaz her yıl maden ürünleri kaynaklı dış ticaret açığımızın yaklaşık 60 milyar doları bulduğunu vurgulayarak söze başladı. Yılmaz “Bu açığın yaklaşık yarısı altın ithalatından kaynaklanıyor. Bu nedenle madencilikte yerli üretim kapasitesinin artırılmasına ihtiyacımız var. Ülkemizdeki yerli maden kaynaklarının etkin kullanımının, dışa bağımlılığı azaltarak ulusal ekonomimizi daha dirençli ve güçlü hale getirebilecek potansiyele sahibiz.” şeklinde konuştu.
“Stratejik önemine rağmen, sektörümüz maalesef olumsuz algılarla karşı karşıya kalıyor. Madencilik sektörüne yönelik olumsuz algının oluşmasında en büyük etkenin maden kazaları olduğunu biliyoruz. Bu kazalar, sektörümüzün tüm olumlu çalışmalarını gölgeleyerek kamuoyunda büyük bir güvensizlik yaratıyor.” şeklinde açıklamada bulunan Mehmet Yılmaz “Her kaza aslında önlenebilir. Bunun farkındayız. Madencilikte sıfır kaza hedefine ulaşabilmek için İSG kültürünü köklü bir şekilde değiştirmemiz gerekiyor. Bu, yalnızca kuralların ve prosedürlerin geliştirilmesiyle değil, çalışanların güvenlik bilincinin sürekli olarak güçlendirilmesiyle mümkündür.” dedi.
TMD Başkanı Mehmet Yılmaz güvenlik kültürü ve sorumlu madencilik noktasında derneğin gerçekleştirdiği 3. Maden Kurtarma Yarışması ve Türkiye Maden Zirvesi hakkında bilgiler aktarırken çalışma hayatında kadın istihdamını arttırmak, maden kurtarma yarışmasını uluslararası boyuta taşımak ve toplumsal iletişim çalışmalarını yoğunlaştırma çalışmalarını sürdüreceklerini aktardı.
Yapılan tüm bu çalışmaların ışığında madencilik sektörünün, geniş kapsamlı bir çatı sektör olmasına rağmen, farklı maden türleri ve üretim süreçleri arasında önemli farklılıklar barındırdığını hatırlatan Yılmaz “Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımızdan, mevzuat çalışmalarında ve uygulama kriterlerinde bu farklılıkları dikkate alarak, her bir maden işletme türüne özgü yaklaşımlar geliştirilmesini talep ediyoruz.” diyerek sözlerini sonlandırdı.
Mehmet Yılmaz’ın ardından söz alan Bakan Işıkhan ise 12. Kalkınma Planı kapsamında ortaya konan temel hedeflere değinerek, sektörün katma değerinin Gayri Safi Yurtiçi Hasılaya oranının 2028’e kadar yüzde 2’ye ulaştırılmasının, 2023’te yaklaşık 5,7 milyar dolar olan madencilik ihracatının değerinin de 2028’e kadar yaklaşık iki kat artırılarak 10 milyar dolara çıkarılmasının hedeflendiğini aktardı.
Orta Vadeli Program’da ise Türkiye’nin ithalat bağımlılığının azaltılmasına ve dış ticaret dengesi ile cari işlemler açığının iyileştirilmesine yönelik hedeflerin bulunduğuna dikkati çeken Işıkhan, “Bu hedefler, sektörün hem ulusal ekonomiye katkısını artırmayı hem de uluslararası rekabetteki etkisini güçlendirmeyi amaçlamaktadır.” ifadesini kullandı.
Vedat Işıkhan, Türkiye Yüzyılı vizyonunun, madencilik sektörünün geleceğine de yön verdiğini, sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin gerçekleştirilmesinde yol gösterici olduğunu vurguladı.
Türkiye’nin zengin doğal kaynakları ve stratejik konumuyla dünya madencilik sektöründe önemli bir aktör olduğunun altını çizen Işıkhan, maden yataklarının, coğrafi dağılımı sayesinde ekonomik büyüme ve bölgesel kalkınmada da önemli bir rol üstlendiğini dile getirdi.
Madencilik sektörünün istihdam boyutuyla da öne çıktığını belirten Işıkhan, SGK verilerine göre, madencilik ve taş ocakçılığı sektöründe sigortalı çalışanların toplam zorunlu sigortalılar içindeki payının 2022’te yüzde 0,94, 2024’te ise yüzde 0,88 olarak kayıtlara geçtiğini, madencilik sektöründeki kayıt dışı istihdam oranının 2014’ten itibaren sürekli bir düşüş eğiliminde olduğu ve 2023 yılı itibarıyla minimum seviyeye ulaştığını söyledi.
Gerek 12. Kalkınma Planı’nda gerekse Orta Vadeli Program’da madenlerin arama ve işletilmesinin türlerine, niteliklerine ve sürdürülebilirlik ilkelerine göre detaylı olarak ele alındığına ve yatırım güvencesini artıracak yeni bir temel düzenlemenin yapılmasının gerektiğine önemle işaret edildiğine dikkat çeken Işıkhan, madencilik sektöründe mevzuat düzenlemesi yapılması ihtiyacına ek olarak; dışa bağımlılığın ve cari açığın azaltılması amacıyla yerli kaynaklara yönelme, çevre ve iş güvenliği mevzuatına uyum bilincinin artırılması, stratejik ve kritik hammaddelerin tespiti ve bunların yönetimi, sektörde yer alan firmaların teknik ve mali altyapılarının güçlendirilmesi, sektörde daha çok katma değerli ürünlerin üretilip ihraç edilmesi, arama çalışmalarının diğer ülkelerle işbirliği içerisinde hızlandırılması ve özel sektörün arama faaliyetlerinin artırılması için finansal risklerin azaltılması gibi politika ve önlemlerin dikkat çektiğinin altını çizdi.
Toplantı daha sonra Maden Platformu’nu oluşturan STK’ların, Çalışma Bakanlığını ilgilendiren sorunları ve çözüm önerilerini dile getirdikleri bölüm ile devam etti. Bakanlık bürokratlarının da taleplere yanıt vermesiyle toplantı sona erdi.






















