Tüm Mermer Doğaltaş ve Makinaları Üreticileri Birliği (TÜMMER) Yönetim Kurulu Başkanı Hanifi Şimşek, 9-12 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilecek Marble İzmir Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı ile ilgili açıklamalarda bulundu.
Doğal taş, doğal taş makineleri ve sarf malzeme üreticisi firmaların her yıl iple çektiği Marble İzmir Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı’nın bu yıl da ilgiyle beklendiğini belirten Şimşek, “Bu sene 30’uncu kez düzenlenecek olan fuar 9-12 Nisan tarihleri arasında tüm dünyaya kapılarını açacak. Dünyada ilk üçte kendine yer edinen Marble İzmir Fuarı’na 2024 yılında 1.000’in üzerinde firma katılım sağladı. Fuarı, 107 ülkeden 8 binden fazlası yabancı katılımcı olmak üzere 70 bine yakın katılımcı ziyaret etti. Sektör olarak öncelikli dileğimiz bu rakamların bu sene daha da artması.
Türkiye, doğal taş çeşitliliğinde öncü ülkelerden biri olarak yıllardır taşlarını bir güç timsali gibi tüm dünyaya sergiliyor. Doğal taş sektörümüz, ülkemizin maden ihracatının mihenk taşlarından biri konumunda bulunuyor. Sayısız renk ve desende tüm dünyada marka haline gelmiş olan doğal taşlarımız onlarca ülkeye ihraç ediliyor. Bu ülkelerin başında Çin ve ABD geliyor. Doğal taş sektörünün ayrılmaz bir parçası olarak makine sektörümüz de doğal taşlarımız gibi markalaşmak adına teknolojisini her geçen gün daha da ileri götürüyor. Her türlü mermer ve doğal taş makinaları, sektör olarak ithalata bağımlı olmadan ülkemizde üretilerek kendini idame ettiriyor. Buna binaen hem makinalarımızı hem de taşlarımızı ithalattan bağımsız olarak üretmenin haklı gururunu taşıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Mermer ve doğal taş rezervlerinde zengin bir kaynağa sahip olan ülkemizin, dünyada sektörel olarak önemli bir rol üstlendiğini dile getiren Şimşek, “Kaynak ve rezerv bakımından bu çeşitlilik, hem yerel inşaat ve dekorasyon sektörlerine hem de uluslararası pazara büyük avantajlar sağlıyor. 2024’te 6 milyarın üzerinde olan maden ihracatımızın neredeyse 2 milyarı mermer ve doğal taş ihracatından oluşuyor. Ülkemizin stratejik avantajını koruyarak dünyada lider konumuna gelebilmesi, sektör temsilcilerimizin ve bürokrasimizin ortak çalışmasıyla mümkün olacaktır. Bu çalışmaların ortak noktalarından biri olan ‘izin sorunları’ çözüme kavuştuğunda ise hem ihracatımız artacak hem de üretimimizin önündeki engeller kalkacaktır. Her zaman söylediğimiz gibi bizim öncelikli görevimiz sürdürülebilir madencilik ilkeleri çerçevesinde ekonomiye ve istihdama katkı sağlayarak doğal taşlarımızı üretmektir. Asli amacımız ise yer altı kaynaklarımızı kullanırken çevreyi de koruyan bir madencilik algısıyla hareket ederek geleceğe daha gelişmiş bir ülke bırakmaktır.
Gelecek nesillere daha iyi bir Türkiye bırakmak için tarihimizi de iyi tanımamız gerekiyor. Mermer ve doğal taşların geçmişi de antik çağlara kadar uzanıyor. Zengin bir tarihe sahip olan taşlarımız Anadolu kültürünün beşiği olan Mezopotamya’dan Antik Roma’ya; Hititler’den Mısır İmparatorluğu’na kadar medeniyetin dünyadaki örnekleri sayılabilecek yapılarda kullanılarak geleceğe ışık tutmuştur. İmza niteliği taşıyan taşlarımız Osmanlı döneminde yapılan cami ve kervansaraylarla, dünyanın dört bir yanında hala ayakta duruyor. Türkiye’nin bu bağlamda vizyonu da “imza ve hafıza” olmalıdır. Doğal taşın bir yapıya getirdiği gösteriş imza niteliği taşırken kalıcılığı ise yapının hafızasıdır. Ayasofya, Mısır Piramitleri ve Anıtkabir gibi şehirlerin ve ülkelerin simgesi haline gelmiş olan büyük yapılarda doğal taşların imzası vardır. Ülkemizdeki yerel yapılarda da taşlarımızın daha fazla kullanılarak şehirlerimizdeki meydanlarda, park ve bahçelerde simgelerimizin artmasını temenni ediyoruz.” şeklinde konuştu.
Marble İzmir Fuarı’nın ülkemiz için çok önemli olduğunu düşündüğünü belirten Şimşek, “Türkiye taşının uluslararası pazarda görünürlüğünü artıran Marble İzmir’de bu yıl yer alacak firmalarımızın verimli bir fuar geçirmesini diliyorum. Çeşitli ülkelerden ziyaretçi ve katılımcısıyla sektörümüzün dayanışma bilincini ve iş birliği ruhunu geliştirmeye katkıda bulunan fuarımızın ekonomimiz için de önemli bir fırsat olduğunu düşünüyorum. Öncelikle fuarın ev sahipliğini ve yürütücülüğünü üstlenen İZFAŞ ekibine, daha sonra emeği geçen tüm şahıs, kurum, kuruluş ve katılımcı firmalara en içten teşekkürlerimi sunuyorum. Herkese bereketli fuarlar diliyorum.” şeklinde sözlerini sonlandırdı.
















