Türkiye Kömür Üreticileri Derneği (KÖMÜRDER), Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü iradesiyle yürütülen Millî Enerji ve Maden Politikası doğrultusunda, Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Yer Altı Maden İşletmelerinde Meydana Gelen Maliyet Artışlarının Karşılanması Amacıyla Destek Verilmesine İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar”ı sektör adına büyük bir memnuniyetle karşıladıklarını duyurdu.
KÖMÜRDER Yönetim Kurulu Başkanı Furkan Akçadağ ve Yönetim Kurulu’nun imzasıyla duyurulan basın açıklamasında şu ifadeler kullanıldı: “Yer altı kömür işletmeciliğinin sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıyan bu düzenlemenin hayata geçirilmesinde, sorunlarımıza her zaman duyarlılıkla yaklaşan ve çözüm odaklı adımlar atan başta Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız Sayın Alparslan Bayraktar olmak üzere, Bakanlığımızın tüm yöneticilerine ve bürokratlarına şükranlarımızı sunarız.”
Stratejik Değer ve Ekonomik Güvence
Yerli kaynakların ekonomiye kazandırılması adına atılan bu stratejik adımın, tüm yer altı kömür üreticileri için çok büyük bir motivasyon kaynağı olduğu Söz konusu karar ile hayata geçirilen mekanizmayı sadece bir maliyet dengeleme unsuru olarak görmüyoruz. Bizler bu düzenlemeyi; kömür madenciliğimizin geleceği, doğrudan ve dolaylı iş gücünün muhafazası, bölgesel ekonomik canlılığın devamlılığı ve ülkemizin kaynak bağımsızlığı açısından hayati bir güvence olarak değerlendiriyoruz.
Yerli kömür üretimi, ülkemizin sanayileşme ve enerji güvenliği hedeflerinin temel taşı olmasına rağmen, son yıllarda kamuoyunda zaman zaman eksik ve yanlış bilgiye ve önyargılara dayanan değerlendirmelere konu olabilmektedir. Oysa yüz binlerce kişiye doğrudan ve dolaylı istihdam sağlayan sektörümüz, üretimi ve kalkınmayı destekleyen stratejik bir alandır. Atılan bu adımın, yerli kömürün ülkemiz için taşıdığı değerin daha güçlü şekilde anlaşılmasına da katkı sağlayacağına inanıyoruz.
Zorlu Konjonktür ve Sosyal Doku
Küresel piyasalarda yaşanan dalgalanmalar, tedarik zinciri riskleri ve enerji arzına ilişkin belirsizlikler dikkate alındığında; yerli enerji kaynaklarımızın azami ölçüde değerlendirilmesi artık ticari bir zorunluluktan öte, millî bir ödev haline gelmiştir.
Son dönemde finansmana erişimde yaşanan güçlükler ve daralan pazar koşulları nedeniyle kömür işletmelerimiz ciddi bir ekonomik yük altına girmiştir. Faaliyetlerin yavaşlaması; istihdam kayıplarını, konkordato ve yeniden yapılandırma süreçlerini gündeme taşırken, çalışanlarımızın ve sendikaların iş gücünün korunmasına yönelik talepleri de kamuoyunda daha fazla karşılık bulmaya başlamıştır.
Dolayısıyla destek mekanizmasının böylesi zorlu bir konjonktürde devreye alınması; toplumsal dengelerin korunması ve üreticilerin yeniden güç kazanması açısından büyük bir ehemmiyet taşımaktadır. Özellikle emek yoğun bir yapıya sahip olan yer altı madenciliğinde çarkların dönmesi, maden bölgelerindeki sosyal dokunun korunması anlamına gelmektedir. Alınan karar, üretim kapasitemizi tahkim etmenin yanı sıra yüz binlerce çalışanımızın ve ailelerinin refahına doğrudan katkı sunacaktır.
Geleceğe Yönelik Beklentiler ve Teşvik Modelleri
Yer altı kömür madenciliği yatırımlarının doğası ve uzun vadeli planlama gereksinimleri dikkate alındığında, sağlanan finansal katkının önümüzdeki süreçte de kapsamı genişletilerek devam ettirilmesi kritik bir önem arz etmektedir. Sürdürülebilirliği sağlayacak istikrarlı teşvik modelleri, işletmelerimizin mali direncini artıracak, maliyetleri azaltacak ve yeni yatırımların önünü açacaktır.
Bununla birlikte sektörümüz, yalnızca maliyet destekleriyle değil, yerli üretimi destekleyen piyasa mekanizmalarıyla da güçlendirilmelidir. Bu doğrultuda; kömür ve petrokok ithalatını frenleyecek radikal adımların atılması kritik bir ihtiyaç olarak öne çıkmaktadır. İthal yakıt kullanan termik santrallerin belirli oranlarda yerli ham maddeye yönlendirilmesi, madencilik ile enerji üretiminin eş zamanlı olarak desteklenmesi ve yerli kömür tüketen tesislere ilave muafiyetler sağlanması; hem yerli üreticilerimizi koruyacak hem de ülkemizin ekonomik tam bağımsızlık hedefine ivme kazandıracaktır.
Yerli kaynakların tüketimini teşvik eden bu tür uygulamalar, kömür işletmelerimizin sürdürülebilirliğini artırırken ülkemizin enerji arz güvenliğine ve dış ticaret dengesine de önemli katkılar sağlayacaktır. Netice itibarıyla, yerli kömür üretiminin kesintisiz şekilde desteklenmesi; dışa bağımlılığın ve cari açığın azaltılmasına hizmet ederken, sanayi ve elektrik üretimi gibi lokomotif alanlarda ihtiyaç duyulan istikrarı da doğrudan pekiştirecektir.
Kararlılık ve Teşekkür
KÖMÜRDER olarak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımız başta olmak üzere ilgili tüm kurumlarımızla istişare içinde çalışmaya devam edeceğiz. Ülkemizin uzun yıllar boyunca büyük emek, bilgi birikimi ve tecrübeyle oluşturduğu yerli kömür madenciliği ekosisteminin korunması, geliştirilmesi ve gelecek nesillere aktarılması için üzerimize düşen her türlü sorumluluğu kararlılıkla yerine getirmeyi sürdüreceğiz.
İnanıyoruz ki yerli kömür üretiminin güçlenmesi, yalnızca sektörümüzün değil; Türkiye’nin enerji arz güvenliğinin, sanayi üretiminin, bölgesel kalkınmasının ve ekonomik bağımsızlığının da teminatı anlamına gelmektedir. Bu anlayışla, ülkemizin yerli ve milli kaynaklarını ekonomimize kazandırmaya, üretmeye, istihdam oluşturmaya ve Türkiye Yüzyılı hedeflerine katkı sunmaya aynı azim ve kararlılıkla devam edeceğiz.
Bu vesileyle, sektörümüzün sürdürülebilirliği adına hayata geçirilen bu önemli düzenleme dolayısıyla başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız Sayın Alparslan Bayraktar’a, Hazine ve Maliye Bakanımız Sayın Mehmet Şimşek’e; Bakanlıklarımızın değerli yöneticilerine ve emeği geçen tüm paydaşlara bir kez daha teşekkür ediyor, kamuoyunu saygıyla selamlıyoruz.
Türkiye Kömür Üreticileri Derneği (KÖMÜRDER)”













