2024 Kasım ayında Marmara Adası Saraylar’da bir mermer ocağında meydana gelen kazanın ardından doğaltaş sektöründe iş güvenliği ve sürdürülebilir madencilik konuları bir kez daha gündeme taşınırken, ilgili kamu kurumları ve sektör paydaşları tarafından önemli adımlar atılmasını da beraberinde getirdi.

Kazanın hemen ardından Tüm Mermer Doğaltaş ve Makinaları Üreticileri Birliği (TÜMMER), olayla ilgili süreci yakından takip ederek bölgedeki meslektaşlarıyla iletişime geçti. TÜMMER yetkilileri, bölgeye giderek yerinde incelemelerde bulunurken madencilik faaliyetlerinin güvenli ve sürdürülebilir bir şekilde devam edebilmesi adına yetkili makamlarla temaslarını sürdürdü. Bu süreçte, olayın hassasiyeti nedeniyle konunun medya aracılığıyla kamuoyuna yansıtılmasını uygun görmeyen TÜMMER, sektörün geleceği için somut çözümler üretebilmek adına çalışmalara odaklandı.

MAPEG ile Koordineli Çalışma

Kazanın ardından TÜMMER yetkilileri, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) ile bir dizi görüşme gerçekleştirirken yapılan görüşmelerde, madencilik faaliyetlerinin doğası gereği yüksek riskler taşıdığı gerçeğinin altı çizildi ve aynı zamanda ocaklarda çalışan işçilerin mağduriyet yaşamaması için çözüm odaklı bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiği vurgulandı.

MAPEG yetkilileri, sektör temsilcilerinden gelen talepleri de değerlendirerek Marmara Adası’ndaki madencilik faaliyetlerinin geleceğine yönelik kısa, orta ve uzun vadeli bir plan hazırlarken ilgili ruhsat sahiplerine bu planı iletti. Plan kapsamında, bölgede faaliyet gösteren işletmelerin, belirlenen süre içinde gerekli revizyonları yapmaları, ilgili raporları hazırlamaları ve akademik kurumlarla iş birliği içinde sürdürülebilirlik odaklı projeler geliştirmeleri istendi.

TÜMMER, bölgede faaliyet gösteren ruhsat sahiplerinden, üniversitelerin ilgili bölümlerine hazırlattıkları bilimsel raporları ve revize işletme projelerini, belirlenen süreler içinde MAPEG’e sunmalarını önemle talep etti.

Sürdürülebilir Madencilik ve Güvenlik Önlemleri Öncelikli Konular Arasında

Yaşanan bu üzücü olay, Türkiye madencilik sektöründe iş güvenliği önlemlerinin ve sürdürülebilir madencilik uygulamalarının daha da geliştirilmesi gerektiğini bir kez daha gözler önüne serdi. TÜMMER, sektörde faaliyet gösteren tüm paydaşlara denetim mekanizmalarını güçlendirmeleri, iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerini artırmaları ve sürdürülebilir madencilik ilkelerini benimsemeleri konusunda çağrıda bulundu.

TÜMMER’den yapılan açıklamada ayrıca şu ifadelere yer verildi: “Türkiye, doğal taş kaynakları açısından dünya çapında önemli bir konuma sahip olup, bu zenginliği sorumlu madencilik anlayışıyla değerlendirmek büyük önem taşımaktadır. TÜMMER, bu sürecin bir parçası olarak sektörün gelişimini desteklemeye, iş sağlığı ve güvenliği standartlarını yükseltmeye ve sektör paydaşlarıyla koordineli çalışmaya devam edecektir.

MAPEG Genel Müdürlüğü ve ilgili tüm kamu kurumlarıyla yürütülen iş birliği çerçevesinde, sektörün güvenli ve sürdürülebilir bir şekilde faaliyet göstermesi için gereken tüm adımlar atılmaya devam edecektir.

TÜMMER olarak, kazasız, sağlıklı ve verimli bir çalışma ortamı için üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirmeye devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.”

Haberlere Abone Olun

UYARI

Bu haber/makale bir “Madencilik Türkiye Dergisi” içeriğidir. Her hakkı Mayeb Basın Yayın Ltd.’ye ait olup izinsiz olarak kopyalanıp yayınlanması suçtur ve yasaktır. Kaynak gösterilmeden kullanılması durumunda yasal işlem başlatılacaktır.

Kaynak gösterilerek kullanılmak istenmesi halinde “Bu haber/makale Madencilik Türkiye Dergisi’nden alınmıştır.” ibaresi ile birlikte haberin linki verilmeli, link de web sitemize yönlendirilmelidir.

Önceki İçerikMitsubishi Electric Maden Sektöründe Yüksek Performanslı Inverter Çözümleri Sunuyor
Sonraki İçerikMetalik Madenler Sempozyumu 28-30 Mayıs’ta Adana’da Gerçekleştirilecek