Çin ve Rusya’nın öncülük ettiği Şanghay İşbirliği Örgütünün (ŞİÖ) 25. Devlet Başkanları Konseyi Zirvesi, 31 Ağustos-1 Eylül 2025 tarihlerinde Tiencin şehrinde gerçekleştirildi. Zirve, 2001’deki kuruluşundan bu yana örgütün en büyük toplantısı olarak tanımlandı. Şi Cinping ile Vladimir Putin’in Hindistan Başbakanı Narendra Modi ile el ele vererek Batı eksenine karşı doğu güçlerinin yakınlaşmasını simgeleyen görüntüsü, belki de zirvenin en akılda kalıcı görüntüydü (Tesnim, 2025).
Zirvenin satır aralarında, Avrasya’nın enerji geleceğini yeniden şekillendirecek önemli bir vizyon ortaya koyulduğu rahatlıkla görülüyor. Çin’in ev sahipliğinde alınan kararlar, sadece bölgesel kalkınmayı değil, enerji güvenliğini de yeni bir eksende tanımlıyor (Shanghai Cooperation Organisation, 2024).
Zirvenin en önemli maddeleri arasında ŞİÖ Kalkınma Bankası’nın kurulması, ekonomik, güvenlik ve teknoloji iş birliğinin güçlendirilmesi, enerji platformlarının geliştirilmesi ve BeiDou uydu sistemi gibi dijital ağların kullanımının yaygınlaştırılması yer aldı. Ev sahibi ve zirvenin itici gücü olan Çin, ŞİÖ Kalkınma Bankası’nın kurulmasını önererek, üç yıl içinde 2 milyar yuan (yaklaşık 281 milyon dolar) hibe ve 10 milyar yuan kredi ayıracağını açıkladı. Böylece Çin, Asya ve küresel Güney’de ekonomik ve teknolojik istikrar merkezi rolünü pekiştirmeyi hedeflediğini bir kez daha deklare etmiş oldu. Söz konusu zirvede ayrıca 25 işbirliği belgesi imzalanarak, 2035’e kadar ŞİÖ’nün kalkınma stratejisi, yapay zekâ ve sürdürülebilir kalkınma, güvenlik ve uyuşturucu ile mücadele alanları anlaşmalara bağlanmış oldu (Tesnim, 2025).
Tüm bu adımlar yalnızca enerji, ekonomik ve güvenlik bağlarını güçlendirmeyi amaçlamıyor, aynı zamanda Batı’nın tek taraflı politikalarına, özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nin politikalarına karşı koyabilecek küresel bir düzen oluşturma çabasının da göstergesi olarak öne çıkıyor (Tesnim, 2025).
Dünyanın iki büyük gücü, Amerika Birleşik Devletleri ve Çin, enerji denkleminde birbirine zıt iki hikâye yazıyor. ABD’nin öyküsü, kaya gazı devriminin ardından ihracatçı güce dönüşüm üzerine kurulu. Petrol ve sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) tankerleri, Atlantik’in ötesine güvence taşıyan stratejik elçiler haline geldi (EIA, 2024a). Bugün Washington, Avrupa’nın enerji damarlarına LNG pompalarken, yalnızca gaz değil; aynı zamanda Avrupa’nın güvenliğini de sunuyor. Ama son yıllarda bu güvenlik kavramı Trump’ın zaman zaman havuç zaman zaman da sopa gösteren değişken politikasıyla neredeyse erozyona uğradı ve Avrupa silahlanma için düğmeye bastı, savunma bütçesini bir anda artırmaya başladı.
Çin’in öyküsü ise farklı: ölçeğin hikâyesi. Dünyanın en kalabalık nüfusu ve en büyük sanayisi, enerji iştahını sınırsız kılıyor. On yıl içinde kurduğu devasa güneş tarlaları, rüzgâr türbinleri ve nükleer reaktörler, Pekin’in yalnızca enerji çeşitliliği çabasını değil, aynı zamanda geleceğin enerji düzeninde söz sahibi olma isteğini de gösteriyor (IEA, 2024b; IEA, 2024c). Fakat bu dönüşüm, Çin’in ithalata bağımlılığını ortadan kaldırmıyor; ham petrol ve doğalgaz için deniz yollarına ve stratejik boru hatlarına duyulan ihtiyaç hâlâ ortada (EIA, 2024b).
Bu noktada Rusya sahneye çıkıyor. Yaptırımlarla karşı karşıya kalan Rusya için ŞİÖ, Asya ülkeleriyle ekonomik ilişkileri sürdürmek ve enerji anlaşmalarını güvence altına almak için hayati bir kanat. Moskova ile Pekin arasındaki boru hatları, yalnızca gaz değil, aynı zamanda jeopolitik bağ taşıyor. “Sibirya’nın Gücü” ve gündemdeki “Sibirya’nın Gücü-2” projeleri, Kremlin’in yüzünü batıdan doğuya çevirdiğinin simgesi (Reuters, 2024). Çin içinse bu hatlar, Malakka Boğazı gibi deniz geçitlerinin gölgesinden kurtulma umudu.
Peki, Avrupa? Washington’un enerji elçileri ile Pekin’in sanayi ihracatı arasında sıkışmış durumda. Rusya’dan koparken ABD LNG’sine sarılıyor; fakat aynı anda Çin’in yeşil teknoloji ihracatına da bağımlı hale geliyor (IEA, 2024a).
Hindistan ve Pakistan ise bu satrançta farklı taşlar: Yeni Delhi, çoklu tedarik stratejisiyle hem Washington hem Moskova ile oynarken; İslamabad, Kuşak ve Yol Girişimi’nin enerji damarıyla Pekin’e sıkı sıkıya bağlanıyor (Shanghai Cooperation Organisation, 2024).
Bugün enerji, yalnızca santrallerin ya da boru hatlarının konusu değil. Enerji, jeopolitiğin yeni şiiridir. Çin’in büyüklüğü, ABD’nin ihracatçı kudreti, Avrupa’nın bağımlılıkları ve Rusya’nın yön değiştiren boruları… Tüm bu unsurlar bir araya geldiğinde, Avrasya’da yeni bir güç tablosu ortaya çıkıyor.
Ve bu tabloda Çin, hem en büyük kömür üreticisi ve fosil yakıt ithalatçısı hem de en büyük yenilenebilir yatırımcısı olarak güçlü bir rol üstleniyor. Washington tankerleriyle güvence dağıtırken, Pekin güneş panelleriyle geleceği inşa ediyor. Hangisinin daha kalıcı olacağını ise zaman gösterecek.
Bu yazıda Çin ve ABD’nin enerji jeopolitiği ve yeni denge arayışları ele alınarak yükselen bir süper gücün yani ejderhanın yol hikayesi anlatılacak.
ABD ve Çin Karşılaştırması: Yirmi Yıllık Bir Enerji İkilemi
ABD ve Çin’in son yirmi yıldaki karşılaştırmalı analizi, farklı ekonomik yollar ve teknolojik gelişmelerden kaynaklanan enerji profillerindeki temel bir ikilemi ortaya koyuyor.
- Enerji Tüketimi: Çin, 2003’ten bu yana enerji tüketimini hızlı sanayileşme ve kentleşme nedeniyle iki katın üzerine çıkarak 2009 civarında dünyanın en büyük enerji tüketicisi olarak ABD’yi geride bırakmıştır (IEA, 2023). Buna karşılık, ABD’nin enerji tüketimi, büyük ölçüde enerji verimliliğindeki önemli kazanımlar sayesinde, aynı dönemde yaklaşık %5’lik bir büyümeyle nispeten sabit kalmıştır (BP, 2023; EIA, 2023).
- Enerji Üretimi ve Ticareti: En dönüştürücü fark üretimden kaynaklanmaktadır. ABD’deki şeyl devrimi, toplam enerji üretimini 20 yılda %70’ten fazla artırarak net bir enerji ihracatçısı olmasını sağlamıştır (EIA, 2023). ABD artık önde gelen bir sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ve ham petrol ihracatçısıdır. Çin ise yükselen talebiyle aynı hızda üretimini artıramayarak kömür, petrol ve doğal gazın dünyadaki en büyük ithalatçısı haline gelmiştir; tüketimdeki %150’lik artışa karşılık üretim yaklaşık %80 büyümüştür (BP, 2023; IEA, 2023).
- Enerji Karışımı: ABD, önemli ölçüde doğal gaz (%33), yenilenebilir enerji (%11) ve nükleer enerji (%8) paylarıyla çeşitli ve daha temiz bir enerji sepetine sahiptir (BP, 2023). Çin’in enerji sepeti, hızla dönüşüm geçirmesine rağmen, hala büyük ölçüde kömüre (%55) bağımlıdır ve bu durum, dünyanın önde gelen yenilenebilir enerji yatırımcısı olmasına rağmen önemli bir iklim sorunu teşkil etmektedir (IEA, 2023).
Amerika Birleşik Devletleri’nin enerji kullanımında ulaşım sektörü öne çıkarken petrol ürünleri nihai tüketimde önemli bir paya sahip durumdadır (International Energy Agency [IEA], 2024a).
Çin ise kömüre ve elektriğe dayalı sanayi üretimine büyük ölçüde bağımlıdır. Bununla birlikte son on yılda doğalgaz, nükleer ve özellikle yenilenebilir enerji kapasitesinde hızlı bir artış kaydedilmiştir. Sanayi sektörü, nihai enerji tüketiminin yaklaşık yarısını oluşturmakta ve bu oran ABD’den çok daha yüksektir (IEA, 2024b).
Son 20 yılda ABD’nin enerji talebi sınırlı artış göstermiş, verimlilik kazanımları ve yakıt geçişleri belirleyici olmuştur. Aynı dönemde kaya gazı devrimi sayesinde iç üretim hızla artmıştır (U.S. Energy Information Administration [EIA], 2024a). Buna karşın Çin, sanayileşme ve kentleşme sayesinde enerji talebinde katlanarak büyüme yaşamış, dünyanın en büyük elektrik ve kömür tüketicisi haline gelmiştir (EIA, 2024b; IEA, 2023).
Enerji Ticareti ve Güvenliği
ABD’nin net enerji ihracatçısı konumuna gelmesi, 21. yüzyılın en önemli enerji gelişmelerindendir. Ham petrol, petrol ürünleri ve sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ihracatı, özellikle 2022 sonrası Avrupa’nın Rus gazına alternatif arayışında Washington’u stratejik bir tedarikçi konumuna taşımıştır (EIA, 2024a).
Çin ise hâlâ net ithalatçı durumdadır. Ham petrol ithalatı özellikle dikkat çekicidir ve bu durum enerji güvenliğini Pekin dış politikasının merkezine yerleştirmektedir (EIA, 2024b). Çin bu riski azaltmak için LNG ve boru hattı anlaşmalarıyla tedariğini çeşitlendirmektedir. Özellikle Rusya ile “Sibirya’nın Gücü” ve planlanan “Sibirya’nın Gücü-2” doğalgaz boru hatları uzun vadeli arz güvenliğini artırmayı hedeflemektedir (Reuters, 2024).
Bölgesel ve İkili İlişkiler
- Çin–Rusya: Enerji, Moskova–Pekin ilişkilerinin temel unsurudur. Boru hattı diplomasisi Çin’in kara üzerinden tedarik güvenliğini artırırken, Rusya’ya da Avrupa dışı pazar kazandırmaktadır (Reuters, 2024).
- ABD–Avrupa: ABD, LNG ihracatını transatlantik ilişkileri güçlendirmek için kullanmakta ve enerji arzında istikrara ihtiyaç duyan müttefiklerine hem ekonomik hem de stratejik güvence sağlamaktadır (EIA, 2024a).
- Çin–Avrupa: Çin, Avrupa için doğrudan enerji tedarikçisi olmaktan ziyade sanayi ürünleri ve teknoloji üzerinden etkileşim kurmaktadır. Avrupa’nın Rusya’dan uzaklaşması küresel LNG pazarını sıkıştırmış, bu da Çin’i dolaylı olarak etkilemiştir (IEA, 2024a).
- Çin–Hindistan & Pakistan: Hindistan hem rakip hem de ortak konumdadır; enerji ithalatını Orta Doğu, Rusya ve ABD arasında çeşitlendirmektedir. Pakistan ise Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında enerji projelerine derinlemesine entegre olmuş, ŞİÖ bağlamında da Pekin’in enerji stratejisinde önemli bir ortak haline gelmiştir (Shanghai Cooperation Organisation, 2024).
Enerji Jeopolitiği ve Çin’in Süper Güç Rolü
Çin’in enerji jeopolitiğinde yükselişi üç temel dinamikle açıklanabilir:
- Ölçek ve talep: Çin’in mutlak enerji tüketim büyüklüğü, küresel pazarlarda fiyat ve tedarik koşullarını belirleyebilecek güce sahiptir (IEA, 2024b).
- Kurumsal etki: ŞİÖ gibi platformlar aracılığıyla Pekin, bağlantısallık ve kolektif güvenlik çerçeveleri inşa ederek bölgesel liderliğini pekiştirmektedir (Shanghai Cooperation Organisation, 2024).
- Enerji dönüşümünde liderlik: Çin, yenilenebilir enerji kapasitesi, güneş ve rüzgâr teknolojileri ile kritik minerallerin tedarik zincirlerinde küresel liderdir. Bu durum gelecekteki enerji bağımlılıklarını yeniden şekillendirmektedir (IEA, 2024c).
ABD ise enerji ihracatını stratejik koz olarak kullanmakta, özellikle LNG üzerinden pazar ve müttefiklere erişim sağlamaktadır. Ayrıca temiz enerji teknolojilerine yatırımlar ile Çin’le küresel tedarik zincirlerinde rekabet etmektedir (EIA, 2024a).
Çin, sadece tüketimin ötesine geçen çok yönlü bir strateji ile küresel enerji jeopolitiğini sistematik olarak yeniden şekillendirmektedir.
İlk olarak, “1 Numaralı İthalatçı” statüsü, ona küresel fiyatlandırmayı etkileme ve indirim müzakere etme imkânı tanıyan muazzam bir alıcı gücü sağlamaktadır (IEA, 2023). İkinci ve en önemlisi, BRI aracılığıyla yürüttüğü altyapı stratejisidir. Boru hatları, limanlar ve enerji şebekelerini finanse ederek ve inşa ederek Çin, uzun vadeli bağımlılıklar yaratmakta ve geleneksel olarak ABD Donanması tarafından kontrol edilen deniz yollarının stratejik önemini azaltan, Çin merkezli bir ticaret rotaları ağı inşa etmektedir (IEA, 2023).
Üçüncü olarak Çin, Rusya ve Suudi Arabistan ile enerji ticaretini Yuan ile gerçekleştirmeye yönelik başarılı anlaşmalarla petrodolar sistemine meydan okumaktadır (Reuters, 2024). Son olarak, yenilenebilir enerjiler (güneş panelleri, rüzgâr türbinleri, piller) için gerekli olan kobalt, lityum, nadir toprak elementleri gibi kritik minerallerin tedarik zincirleri üzerindeki hakimiyeti, onu küresel enerji geçişi için vazgeçilmez bir tedarikçi konumuna getirmekte ve Batı’nın kendi yeşil enerji hedefleri üzerinde baskı unsuru oluşturmaktadır (IEA, 2023).
Sonuç olarak, 21. yüzyıl enerji manzarası, Atlantik’ten Avrasya’ya akan enerjideki kayış ile tanımlanmaktadır. Şeyl sayesinde güçlenen ABD, baskı unsuru olarak ihracat yapan bir enerji süper gücüdür. Çin ise, talepten güç alan ve bu gücü stratejik nüfuza dönüştüren bir süper güçtür. ŞİÖ gibi kurumlar ve BRI gibi araçlarla Çin, sadece kaynaklar için rekabet etmekle kalmayıp, aynı zamanda Çin merkezli bir küresel enerji düzeni için aktif bir şekilde mimari inşa etmektedir.
Küresel Dengeler ve Enerji Diplomasisi: Bir Kıskaç Harekâtı
Yukarıda sunulan sayısal gerçeklikler, jeopolitiğin zeminini kaçınılmaz olarak şekillendiriyor. Çin, “kuşak ve yol” projeleriyle, sadece boru hatları ve limanlar inşa etmiyor; aynı zamanda Rusya’yı doğal gazında, Orta Asya’yı kaynaklarında, Pakistan’ı ise Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru (CPEC) ile enerji altyapısında kendine bağımlı hale getiriyor (IEA, 2023). Bu, derinlemesine nüfuz eden bir stratejidir. Buna karşılık ABD, Avrupa’ya LNG ihracatıyla (EIA, 2023) hem müttefikini Rus gazına bağımlılıktan kurtarıyor hem de transatlantik bağları güçlendiriyor.
Hindistan ise bu rekabetin ortasında, her iki tarafla da dengeleri zorlayarak ilerlemeye çalışan bir aktör olarak öne çıkıyor. Ama son zirvede Çin’e ve Rusya’ya olan yakın ilgisi de gözlerden kaçmadı. Özellikle birkaç ay önce Hindistan’ın Pakistan’la yaptığı küçük savaş denemesinde Çin teknojili silahların üstünlüğü ve ABD’nin Rus gazı almasından dolayı Hindistan’a yaptığı aşırı agresif baskısı ve tarife tehdidi muhtemelen Hindistan’ı yeniden düşünmeye sevk etti diyebiliriz.
Yuan’ın Yükselişi ve Kritik Mineraller: Oyunun Kurallarını Değiştirmek
Çin’in hamlesi sadece fiziki altyapıyla sınırlı değil. Reuters (2024), Çin’in Rusya ve Suudi Arabistan ile Yuan üzerinden yaptığı enerji anlaşmalarının, petrodolar egemenliğine yönelik en ciddi meydan okuma olduğuna dikkat çekiyor. Daha da ötesi, IEA (2023), rüzgâr türbinlerinden elektrikli araç bataryalarına kadar yenilenebilir teknolojilerin kalbinde yer alan nadir toprak elementleri ve kritik mineraller üzerindeki ezici hakimiyetiyle Çin’in, Batı’nın enerji dönüşümünün bile kaderini elinde tuttuğunu ortaya koyuyor.
Son Perde: Kuralları Yeniden Yazmak
Enerji, ABD–Çin rekabetinin merkezinde yer almakta. Washington, ihracat kapasitesini jeopolitik bir araç haline getirirken, Pekin; talep ölçeği, altyapı yatırımları ve çok taraflı diplomasiyi kullanarak Avrasya’nın enerji omurgası olmayı hedeflemekte. Çin’in hem en büyük fosil yakıt ithalatçısı hem de en büyük yenilenebilir yatırımcısı konumunda olması, küresel enerji jeopolitiğinin geleceğini belirleyecek en kritik unsur olabilir.
ŞİÖ zirvesi, tüm bu anlatılanların ve uzun vadeli stratejilerin sadece bir ön sahnesiydi. Çin, enerji jeopolitiğinde sadece bir oyuncu olmakla yetinmiyor; oyun tahtasını, piyonların hareket kurallarını ve oyunun para birimini yeniden yazıyor. Enerji güvenliği artık sadece kaynaklara erişimle değil, bu yeni mimarinin neresinde konumlandığınızla ilgili.
Artık yeni bir çağa tanıklık ediyoruz: Bu çağ, enerji akışlarının yön değiştirdiği ve küresel gücün yeniden tanımlandığı bir çağ. Bu çağ, batıdan yükselmiş olan beyaz başlı kartal ve aslana rağmen daha barışçıl bir yol hikayesi oluşturmak üzere Asya’dan doğan güneşle birlikte ejderhanın yükseldiği yeni bir çağ. Bu yol hikayesinde yola çıkan ejderhaya boz ayı, kaplan ve diğer üyeler eşlik ediyor. Bozkurt ise şu anda hem kartalı hem de ejderhayı dikkatle izliyor. Hikâyenin nasıl şekilleneceğini zaman gösterecek.
Dr. Metin Aktan: Linkedin
metin.aktan [at] gmail.com
Kaynakça
- (2023). Statistical review of world energy 2023(72nd edition). https://www.bp.com/en/global/corporate/energy-economics/statistical-review-of-world-energy.html
- International Energy Agency. (2023). World energy outlook 2023. OECD Publishing. https://www.iea.org/reports/world-energy-outlook-2023
- International Energy Agency. (2023). World energy balances: Overview. IEA. https://www.iea.org/reports/world-energy-balances-overview
- International Energy Agency. (2024a). United States: Country profile. IEA. https://www.iea.org/countries/united-states
- International Energy Agency. (2024b). China: Country profile. IEA. https://www.iea.org/countries/china
- International Energy Agency. (2024c). Electricity 2024: Analysis and forecast to 2026. IEA. https://www.iea.org/reports/electricity-2024
- Reuters. (2024, Temmuz 13). Russia and China agree on Power of Siberia-2 gas pipeline terms. Reuters. https://www.reuters.com
- (2024, 4 Temmuz). At SCO summit, Xi calls on China and Russia to work for “lasting peace” in Eurasia. https://www.reuters.com/world/china/sco-summit-xi-calls-china-russia-work-lasting-peace-eurasia-2024-07-04/
- Shanghai Cooperation Organisation. (2024). Press release: Meeting of the Council of Heads of State in Tianjin. SCO. https://eng.sectsco.org
- Tesnim Haber Ajansı, Şanghay İşbirliği Örgütü Zirvesi ve Yeni Dünyanın İşaretleri, 09.09.2025 tarihinde https://www.tasnimnews.com/tr/news/2025/09/04/3392007/%C5%9Fanghay-i%C5%9Fbirli%C4%9Fi-%C3%B6rg%C3%BCt%C3%BC-zirvesi-ve-yeni-d%C3%BCnyan%C4%B1n-i%C5%9Faretleri adresinden alındı.
- S. Energy Information Administration. (2023). International energy outlook 2023. U.S. Department of Energy. https://www.eia.gov/outlooks/ieo/
- U.S. Energy Information Administration. (2024a). United States energy profile. EIA. https://www.eia.gov/international/analysis/country/USA
- U.S. Energy Information Administration. (2024b). China energy profile. EIA. https://www.eia.gov/international/analysis/country/CHN














