Seequent, geliştirdiği yazılım çözümleriyle uzmanların yer altını daha iyi anlamasına yardımcı olur. Böylece kritik kararların alınmasını destekler ve bunun sonucu olarak da firmaların operasyonlarını daha akıllıca yönetmelerini sağlayarak sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmalarına imkân sunar.
Sürdürülebilirlik İlkelerinin Temeli
Yer kabuğunda bulunan materyalleri çıkarma ve işleme süreci olan madencilik, doğası gereği çevreye etki eden bir uygulamadır. Bu etki nedeniyle madencilik ilk bakışta, günümüzün önemli gündemlerinden biri olan sürdürülebilirlik ilkeleri ile çelişiyormuş gibi görünse de aslında sürdürülebilir bir geleceğin temelini oluşturmaktadır. Gerekli kaynakların madencilik yoluyla elde edilmesi, yenilenebilir enerji ve elektrikli araçlar başta olmak üzere günümüzün önde gelen girişimlerinin devamlılığı için ana unsur konumundadır. Bu nedenle
kömür gibi fosil yakıtlara alternatif arayışı ve karbon salınımını azaltma hedefi madenciliğin sonunun geldiğini işaret etmemekte, aksine odağın sadece sürdürülebilir madencilik
uygulamalarına kaydığını göstermektedir.
Fosil yakıtlardan yenilenebilir enerji kaynaklarına geçiş gibi sürdürülebilirliği destekleyici girişimler, süreç için gerekli kritik minerallere olan talebi artırmaktadır. Elektrikli araçlar
ve elektronik tüketim ürünleri gibi unsurlarise kritik minerallere olan talebi benzeri görülmemiş seviyelere taşımaktadır. Artan talep madenciliğin bir dönüşüm sürecine girmesine neden oldu. Ancak bu dönüşüm sadece üretilen mineraller ve miktarları ile sınırlı kalmadı. Aynı zamanda sürdürülebilirlik ilkelerine uyum sağlamak için kullanılan yöntemlerin nasıl bir evrim geçirmesi gerektiği de sektörün gündemine geldi. Mevcut şartlar madencilik faaliyetlerinin artarak devam edeceğini göstermektedir. Dolaysıyla, madencilik endüstrisi, iş güvenliğini artırıp, çevre etkisini azaltırken performansını güçlendirerek bu yeni gerçekliğe uyum sağlamak zorundadır.
Türkiye’nin Sürdürülebilir Madencilik Yolculuğu
Madenciliğin yaşadığı dönüşüm, gelişmekte olan madencilik ülkelerini, bir yandan sürdürülebilirlik standartlarına uyum çabalarını arttırırken, bir yandan ise artan ekonomik
ve endüstriyeltalebi karşılamaya itmektedir. Birçok stratejik minerali barındıran Türkiye’nin madencilik endüstrisi de genişledikçe çevresel etkiyi azaltmaya yönelik baskılarda karşı
karşıya kalmaktadır.
Bu ikilem bir yol ayrımı gibi gözükse de doğru bir yaklaşımla hem sürdürülebilirlik standartlarına uyum gösterip hem de üretim performansını artırmak mümkündür. Bu hedef
doğrultusunda Türkiye’nin madencilik endüstrisi verimliliği artırmak zorundadır. Bu yolda ilk adım ise yer altı anlayışını kuvvetlendirmekten geçmektedir.
Mevcut düzenlemeler madencilikte sürdürülebilirlik hedefine ulaşmak için bir çerçeve sunsa da hedefe ulaşmak ancak gelişmiş teknolojilerin benimsenmesiyle mümkündür. Veri
entegrasyonu ve yönetimi bu noktada kritik birrol oynamaktadır. Seequent yer altı verilerine değer katmak isteyen şirketlere yazılım çözümleri sunmaktadır. Seequent’in sunduğu entegre yazılım çözümleri, yer altının daha iyi anlaşılmasına yardımcı olarak şirketlerin verimliliği arttırmasına, maliyetleri azaltmasına ve çevre etkisini en aza indirmesine imkân tanır.
Detaylar Madencilik Türkiye Dergisi’nin 125.sayısındadır.















