“Güneşe çevirin yüzünüzü, gölgeniz arkada kalsın.”
Bu deyiş, Çinli filozof ve strateji ustası Sun Tzu[1]‘ya atfedilen “Savaş Sanatı” (The Art of War) adlı eserde geçer. “Geçmişin gölgelerinden ders al, ancak yüzünü daima geleceği aydınlatan stratejik işbirliklerine dön!”
“Hiçbir insan bir ada değildir, kendi başına bütün değildir!”
John Donne[2]‘a ait bu felsefi deyiş ise, tüm insanlık arasındaki bağlantıyı konu almaktadır. Donne, özünde insanların birbirlerine ihtiyaç duyduklarını ve birlikteyken tek başlarına olduklarından daha iyi olduklarını savunur, çünkü her birey, insanlığın ta kendisi olan daha büyük bütünün bir parçasıdır.
Doğudan ve batıdan bu iki felsefi deyiş, tam da Türkiye’nin durumunu özetlemektedir. Bir taraftan ABD ve Avrupa ile yaşanan inişli çıkışlı ilişkilere rağmen enerji jeopolitiği bağlamında Türkiye’nin, küresel enerji ağlarında tek başına hareket etme lüksü olmadığını ve arz güvenliğini sağlamak için uluslararası işbirlikleri geliştirmek zorunda olduğunu özetlemektedir. Diğer taraftan da Sun Tzu’nun vecizesinde geçtiği gibi, “yüzünü güneşe çevirmek” uzun vadeli ve aydınlık stratejiyi; “gölgenizin arkada kalması” geçmişten ders almayı anlatmakta olup kısaca güçlü ve öngörülebilir bir pozisyon almanın önemini vurgulamaktadır.
Türkiye’nin enerji kaynaklarını çeşitlendirerek ABD ile yaptığı anlaşmalar hem Rusya’ya olan bağımlılığı azaltarak hem de ABD ile ilişkileri “işlemsel” bir temele oturtarak kendi stratejik özerkliğini ve pazarlık gücünü artırmaktadır. Bu, “gölgede” (bağımlılık ve güvensizlikte) kalmak yerine, “güneşe” (güven ve karşılıklı çıkara dayalı işbirliğine) yönelmiş olmaktır.
23-29 Eylül 2025’te New York’ta gerçekleşen Birleşmiş Milletler 80. Genel Kurulu (UNGA 80), ABD ile Türkiye arasındaki inişli-çıkışlı ilişkilerin yeniden düzenlemesi için diplomatik bir zemin hazırlamıştır. New York’taki görüşmeler bir katalizör görevi görmüş olsa da enerji ve savunma konularındaki en somut ve yapısal sonuçlar, hemen ardından 25 Eylül’de Washington D.C.’de düzenlenen Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ABD Başkanı Trump zirvesinde resmileştirilmiştir.
Bu diplomatik yakınlaşma, inişli-çıkışlı ilişkiyi işlemsel (transactional) bir faza taşımış ve enerji işbirliğinde önemli sonuçlar doğurmuştur. Özellikle Sıvılaştırılmış Doğal Gaz (LNG) tedariki ve Stratejik Sivil Nükleer İşbirliği başlıkları öne çıkmıştır.
Bu yazı, Türkiye-ABD arasındaki jeopolitik ve enerji alanındaki ilişkileri ve Türkiye’nin enerji arz güvenliğini analiz etmeyi amaçlamaktadır.
Türkiye- ABD Enerji Anlaşmaları ve Veriler
BM Genel Kurulu görüşmeleri sırasında ve bu çerçevede yapılan temaslarda Türkiye, özellikle enerji kaynaklarını çeşitlendirme hedefi doğrultusunda ABD merkezli şirketlerle uzun vadeli LNG anlaşmaları imzalamıştır.
[1] Sun Tzu, MÖ 500’de Wu Devleti’nde (Şimdiki Çin) yaşamış ünlü Çinli komutan, filozof ve askeri bilgedir. Savaş stratejisi üzerine yazdığı Savaş Sanatı adlı yazılarda toplanan öğretileri dünyanın en eski strateji kuramları olarak kabul görür.
[2] John Donne (1572-1631), İngiliz Rönesansı’nın sonlarında yaşamış bir İngiliz şair ve din adamıydı. Metafizik şairlerin en önde gelen temsilcisi olarak kabul edilir.
1. LNG Tedarik Anlaşmaları ve Sayısal Veriler
Türkiye’nin ulusal enerji şirketi BOTAŞ, ABD merkezli şirketlerle uzun vadeli sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tedarik anlaşmaları imzalamıştır. Bu anlaşmalar, Türkiye’nin ithalat portföyünde boru gazının ağırlığını azaltma hedefine hizmet etmektedir (İletişim Başkanlığı, 2025).
- LNG Miktarı ve Süresi: BOTAŞ, bu kapsamda ABD merkezli Mercuria şirketi ile 20 yıllık bir anlaşma imzalamıştır. Bu anlaşma çerçevesinde, BOTAŞ’ın her yıl yaklaşık 4 milyar metreküp (m³) LNG eşdeğerinde doğal gaz alması öngörülmektedir (Anadolu Ajansı [AA], 2025). Ayrıca, BOTAŞ’ın Genel Kurul çerçevesinde sekiz farklı global şirketle 2026-2028 yıllarını kapsayan yaklaşık 15 milyar m³’lük LNG tedarik anlaşması imzaladığı da rapor edilmiştir (Türkiye Doğal Gaz Tedarikini Çeşitlendiriyor, 2025).
- Gaz İhtiyacını Karşılama Oranı: Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından Türkiye’nin 2025 yılı için öngörülen doğal gaz tüketim tahmini 53,2 milyar m³ olarak belirlenmiştir (Anadolu Ajansı [AA], 2025).
Mercuria ile yapılan yıllık 4 milyar m³’lük tedarik, Türkiye’nin öngörülen yıllık doğal gaz ihtiyacının yaklaşık olarak %7,5’ini karşılamaktadır (4 milyar m3 / 53,2 milyar m3 ≈%7,5).
- Parasal Tutarı: Anlaşmaların parasal tutarı kamuoyuna açıklanmamıştır. Ancak basına yansıyan bazı haberlere göre bu anlaşmanın, ömrü boyunca 43 milyar doları aşan bir değere sahip olacağı ve yıllık LNG alımlarının yaklaşık 2,1 milyar dolar tutarında olacağı tahmin edilmektedir.
- Ayrıca Bakan Bayraktar’ın açıklamasına göre, ABD gazı fiyatlarının belirlendiği Henry Hub lokasyonunun, dünyadaki en ucuz gazın bulunduğu merkez olduğu ve Rusya gazından dahi ucuz olduğu vurgulanmıştır (ETKB, 2025). Bu, Türkiye’nin rekabetçi fiyatlarla tedarik güvencesi aradığını göstermektedir.
2. Diğer Anlaşmalar ve Petrol Konusu
Enerji alanındaki işbirliği sadece LNG ile sınırlı kalmamıştır:
- Stratejik Sivil Nükleer İşbirliği Mutabakat Zaptı (MoU): Türkiye ile ABD arasında, 25 Eylül 2025’te sivil nükleer enerji teknolojileri ve işbirliği konusunda bir Mutabakat Zaptı (SCNC MoU) imzalanmıştır (BOTAŞ, Mercuria ve Woodside Energy, 2025).
- İmzalanan bu anlaşma, iki ülke arasındaki ortaklığı, özellikle Türkiye’nin 2050 yılına kadar 5 GW kapasite hedeflediği Küçük Modüler Reaktörler (SMR’ler) gibi gelişmiş nükleer teknoloji alanında derinleştirmeyi amaçlamaktadır (Beyaz Saray Basın Açıklaması, 2025).
- Petrol Konusu: İki ülke arasındaki enerji işbirliğinin petrol başlığını da içerdiği ifade edilmiş, özellikle Irak’tan petrol akışının yeniden başlamasının Türkiye’nin enerji arzına güç katacağı belirtilmiştir (Bakan Bayraktar kış öncesi, 2025).
- F-35 ve Yaptırım Görünümü: ABD yönetimi, Türkiye’nin Rusya’dan enerji alımını azaltma yönündeki stratejik adımlarına karşılık olarak, F-35 programına olası dönüş ve bazı ABD yaptırımlarının “çok yakında” kaldırılabileceği sinyalini vermiştir. Ancak bu istekler şimdilik gerçekçi görünmemekte olup, Türkiye tarafından bu isteklerin kabul edildiğine dair resmi bir açıklama yapılmamıştır.
3. Rusya Gazı Konusu ve Jeopolitik Denklem
BMGK görüşmeleri sırasında ABD Başkanı Donald Trump, Türkiye’yi Rus petrol ve doğal gaz ithalatını durdurmaya çağırmıştır. Bu talep, Moskova’nın Ukrayna’daki eylemlerine karşı mali kaynaklarını kesme amaçlı daha geniş bir ekonomik baskı kampanyasının parçasıdır.
- İthalat Düşüşü: Washington’daki görüşmelerin ardından, Türkiye’nin Rusya’dan ham petrol ithalatı, Eylül 2025’te (piyasa verilerine göre) Nisan ayından bu yana en düşük seviyesine gerilemiştir. Bu düşüş, ABD’nin baskısının piyasa hareketlerine yansıması olarak yorumlanmıştır.
- Rusya Bağımlılığı: 2024 verilerine göre, Türkiye’nin ham petrol ve rafine ürün ithalatının %66’sı, doğal gaz ithalatının ise %41’i Rusya’dan sağlanmıştır.
Türkiye, bir NATO üyesi olmasına rağmen, Rusya’ya yönelik Batı yaptırımlarına katılmamıştır. Ancak yeni LNG anlaşmaları ve petrol ithalatındaki düşüş eğilimi, Ankara’nın Moskova’yı doğrudan provoke etmeden ithalat bağımlılığını kademeli olarak azaltma arayışını göstermektedir.
ABD’nin Türkiye’den Rusya’dan gaz alımını durdurmasını talep etmesi, Rusya-Ukrayna Savaşı sonrası küresel enerji jeopolitiği açısından beklenen bir adımdır, ancak Türkiye’nin enerji altyapısı ve uzun vadeli sözleşmeleri göz önüne alındığında bu talep gerçekçi değildir.
Türkiye’nin enerji politikası, temel olarak çeşitlendirme üzerine kuruludur ve Rusya ile İran gibi ülkelerle olan uzun vadeli boru gazı sözleşmelerinin yeniden müzakeresi 2026 yılında yapılacaktır (İletişim Başkanlığı, 2025).
Türkiye bu yeni LNG anlaşmalarıyla Rusya’ya olan bağımlılığını azaltmayı hedeflerken, mevcut boru hattı sözleşmelerini tek taraflı olarak sonlandırma yoluna gitmek yerine, pazarlık gücünü artırmayı tercih etmektedir. Türkiye’nin bu konudaki resmi yanıtı, ulusal enerji güvenliği ve çeşitlendirme hedefleri doğrultusunda kendi çıkarlarını önceleyen bir politika izlediği yönündedir.
4. Rakamlarla Enerji Bağımlılığı ve Değişen Dengeler
Artan yerel petrol ve doğal gaz üretimi (özellikle Gabar sahasındaki artışlar) ve yenilenebilir enerji kapasitesindeki büyüme sayesinde, Türkiye’nin enerji ithalat yükünün hafiflemesi beklenmektedir.
Türkiye’nin Orta Vadeli Programı’na (OVP) göre, enerji ithalat faturasının 2025 yılı sonunda bir önceki yıla göre %2,4 düşüşle 64 milyar dolara gerilemesi öngörülmektedir (2024’te 65,6 milyar dolar). Bu düşüş, küresel petrol fiyatlarındaki yumuşamayla birlikte, yerel enerji üretimindeki artışın doğrudan bir sonucu olarak değerlendirilmektedir.
Türkiye’nin enerji jeopolitiğindeki bu yönelimi, mevcut bağımlılıkların soğuk rakamlarıyla daha iyi anlaşılabilir:
- Rusya: Türkiye, 2023 yılında doğal gaz ihtiyacının yaklaşık %40’ını (yaklaşık 22 milyar metreküp) Rusya’dan temin etmiştir (BOTAŞ, 2024). Ancak, Eylül 2025 zirvesi sonrasında LSEG verileri, Türkiye’nin Rus Urals ham petrolü ithalatının “Nisan 2025’ten bu yana en düşük seviyeye” gerilediğini göstermiştir (LSEG, 2025). Bu düşüş, diplomatik baskının enerji politikasında somut bir karşılık bulduğunun kanıtıdır.
- Ancak devlet geleneği oldukça eski ve köklü olan bölgenin iki güçlü komşu devletinin karşılıklı güven ve uzun vadeli ilişkilere dayalı kalıcı bir stratejik işbirliği inşa etmesinin her iki ülkenin de çıkarlarına olduğu değerlendirilmektedir.
- İran: Doğal gazda tarihî bir tedarikçi olmasına rağmen, payı düşmüştür. 2023’te Türkiye’nin doğalgaz ithalatında yaklaşık %10-15’lik bir paya (yaklaşık 5-7 milyar metreküp) sahiptir (BOTAŞ, 2024).
- Ayrıca İsrail’in tekrar İran’a saldırı hazırlığında olduğu haberleri, Türkiye’nin İran’dan hiç doğal gaz alamaması ihtimalini de akıllara getirmektedir. Konuya bu açıdan yaklaştığımızda, İran’ın derin yaralar alması Türkiye enerji arz güvenliği ve bölgesel jeopolitik açısından oldukça riskli ve tehlikeli bir durum oluşturmaktadır.
- Azerbaycan: Stratejik ve kardeş bir müttefik ülke olarak, Türkiye’nin doğalgaz ihtiyacının yaklaşık %16’sını (yaklaşık 9 milyar metreküp) karşılamakta ve TANAP’ın kapasite artışıyla bu oranın yükselmesi beklenmektedir (BOTAŞ, 2024).
- Zengezur Koridoru’na ABD’nin dahil olması, bölgenin jeopolitik ve jeoekonomik haritasını kökten değiştirebilecek bir gelişmedir. Bu gelişme, Türkiye ve Azerbaycan için stratejik bağlantı ve enerji arz güvenliği bağlamında önemli fırsatlar sunarken, Ermenistan açısından artık Rusya yerine ABD hamiliğini isteyen yeni bir çıkış hamlesi olarak görülmekte; Rusya, İran ve dolayısıyla Çin açısından değerlendirildiğinde ise bölgedeki nüfuzlarını sınırlayarak küresel güç dengeleri açısından yeni ve riskli bir dönemi işaret etmektedir. ABD’nin 99 yıllığına bu koridorda söz sahibi olması demek, aynı zamanda İsrail’in de İran’ı çevrelemesi ve Rusya’nın bölgesel gücünün zayıflatılması demektir.
ABD: LNG tedarikçisi olarak yükselen bir aktördür. 2023’te 4,5 milyon ton LNG ithalatı ile zaten önemli bir konumda olan ABD, 20 yıllık yeni anlaşma ile Türkiye’nin enerji portföyündeki ağırlığını artıracaktır.
5. Sonuç
Türkiye-ABD arasındaki ticaret hacmi 2023 yılı itibarıyla yaklaşık 30 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmiş olup, ABD, Türkiye’nin en önemli ticaret ortaklarından biri olmaya devam etmektedir (Trade.gov, 2024). Doğrudan yabancı yatırımlarda ise ABD şirketlerinin Türkiye’deki stok yatırım miktarı 10 milyar doların üzerindedir (ABD Ticaret Bakanlığı, 2024). UNGA 80 sonrasındaki bu yeni dönem, bu ekonomik ilişkiyi enerji ekseninde derinleştirmiştir.
Uzun Vadeli ABD LNG Tedarik Anlaşmasına yakından baktığımızda, BOTAŞ’ın, Mercuria grubu aracılığıyla ABD kaynaklı LNG ithalatı için 20 yıllık bir anlaşma yapması, Türkiye’nin enerji çeşitlendirme stratejisinde bir mihenk taşıdır (BOTAŞ, 2025). Bu hamle, Türkiye’nin geleneksel tedarikçilere olan bağımlılığını azaltma hedefiyle doğrudan örtüşmektedir.
5.1 Enerji Jeopolitiği Açısından Sonuçlar
BM Genel Kurulu’nda atılan bu adımlar, Türkiye’nin enerji jeopolitiğinde çok yönlü bir strateji izlediğini kanıtlamaktadır:
1. Arz Güvenliğinin Çeşitlendirilmesi: Türkiye, doğal gaz ihtiyacının yaklaşık %99’unu ithal etmekte olup, Rusya (%40), İran (%17) ve Azerbaycan (%16) en büyük tedarikçiler arasındadır (ETKB, 2023 verileri). Geri kalan kısım (yaklaşık %27), ABD, Katar, Cezayir ve Nijerya’dan gelen LNG sevkiyatlarıyla karşılanmaktadır. LNG, esnekliği ve tedarikçi havuzunun genişliği nedeniyle boru hattı gazına bağımlılığı azaltan kritik bir araçtır. ABD ile yapılan uzun soluklu anlaşmalar, Türkiye’nin en büyük enerji riski olan tedarikçi tekeli sorununu dengeleme çabasını göstermektedir.
2. Stratejik Pazarlık Gücü: Yeni tedarik kaynaklarının güvence altına alınması, Türkiye’nin Rusya ve İran gibi geleneksel tedarikçilerle gelecekte yapacağı fiyat ve miktar müzakerelerinde elini güçlendirmektedir. Türkiye, ucuz Henry Hub gazını bir alternatif olarak masaya koyarak, ithalat maliyetlerini düşürmeyi hedeflemektedir.
3. ABD ile İlişkilerde Yeni Pozitif Dönem: Enerji ve sivil nükleer alanındaki stratejik işbirliği, siyasi gerilimlerin bulunduğu ABD-Türkiye ilişkilerinde ortak fayda sağlayan bir alanı ön plana çıkarmaktadır. ABD, Türkiye’nin enerji kaynaklarını çeşitlendirmesini destekleyerek Avrupa’nın da Rus gazına bağımlılığını azaltma hedefine dolaylı yoldan hizmet ettiğini görmektedir.
Ancak pozitif olduğu belirtilen bu yeni dönemin, gerçekte ne kadar pozitif olacağının dikkatle izlenmesi, enerji jeopolitiğinin güvenlik şemsiyesi olmadan hiçbir işe yaramayacağının bilinmesi gerekmektedir. Suriye’nin kuzeyinde ABD ve İsrail tarafından ısrarla oluşturulmak istenen tampon bölgenin Türkiye’nin isteklerine uygun olarak tamamen terk edilmesi en önemli güvenlik şemsiyesi ve pozitiflik işareti olacaktır.
5.2 Jeopolitik Sonuçlar: NATO, ŞİÖ ve Bir Denge Stratejisi
Bu gelişmeler, Türkiye’nin “eksen kayması” yaşayıp yaşamadığı sorusunu tekrar gündeme getirmiştir. Ancak veriler, Türkiye’nin bir “köprü ülke” olarak dengeleri ustalıkla yönettiğini göstermektedir. UNGA 80 sonrasındaki yakınlaşma, Türkiye’nin enerji çeşitlendirmesi ve savunma işbirliği yoluyla NATO içindeki stratejik uyumunu güçlendirdiğine işaret etmektedir. ABD yönetiminin, Türkiye’nin Rus enerjisine bağımlılığını azaltma yönündeki adımlarına karşılık olarak F-35 programına olası dönüş ve yaptırımların kaldırılması sinyali vermesi (The Wall Street Journal, 2025), bu stratejik takasın diplomatik bir ödülü olarak yorumlanmaktadır.
Bu durum, Türkiye’yi ne tamamen Batı ne de tamamen Avrasya eksenine hapseden bir duruştan ziyade, milli menfaatlerini merkeze alan pragmatik bir dış politika izlediğini göstermektedir. Türkiye, Şanghay İşbirliği Örgütü’ne (ŞİÖ) olan ilgisini sürdürürken, aynı zamanda NATO müttefiki olarak Batı ile ilişkilerini derinleştirmenin yollarını aramaktadır. Rusya’ya enerji bağımlılığını sıfırlamak kısa vadede gerçekçi olmasa da yeni nükleer işbirliği ve LNG anlaşmaları, bu bağımlılığı kademeli olarak azaltmaya ve jeopolitik manevra alanını genişletmeye yönelik stratejik hamlelerdir.
Eylül 2025’teki diplomatik trafik, Türkiye-ABD ilişkilerinde enerji güvenliği, savunma işbirliği ve ekonomik çıkarların kesiştiği yeni bir sayfa açmıştır. Türkiye, uzun vadeli enerji anlaşmaları ve nükleer işbirliği ile bağımlılıklarını azaltırken, ABD ise stratejik olduğunu belirttiği bir müttefikle ilişkileri normalleştirme ve Rusya’ya olan enerji bağımlılığını kırma fırsatı elde etmiştir. Bu süreç, Türkiye’nin hiçbir kutba tamamen bağımlı olmadan, çok yönlü ve bağımsız bir dış politika izleme kapasitesinin bir göstergesi olarak kayıtlara geçmektedir.
“Hiçbir insan bir ada değildir, kendi başına bütün değildir!”
Sonuç olarak Türkiye, enerji jeopolitiği bağlamında küresel enerji ağlarında tek başına hareket etme lüksüne sahip değildir ve arz güvenliğini sağlamak için uluslararası işbirlikleri geliştirmek zorundadır.
“Güneşe çevirin yüzünüzü, gölgeniz arkada kalsın.”
“Geçmişin gölgelerinden ders al, ancak yüzünü daima geleceği aydınlatan stratejik işbirliklerine dön!”
Bozkurt’un yükselen güç Ejderha ve giderek zayıflamakta olan Kartal’a karşı denge politikasının gereği olarak şimdilik eşit mesafede olduğu ve her iki kutbu da dikkatle izlemeye devam ettiği görülmektedir.
Dr. Metin AKTAN
Dr. Metin Aktan: Linkedin
metin.aktan [at] gmail.com
Kaynaklar
- ABD-Türkiye Arası Enerji Anlaşması! Enerji Bakanı Alparslan Bayraktar’dan CNN TÜRK’e Özel Açıklama. (2025, Eylül 25). CNN Türk. [Video]. https://www.youtube.com/watch?v=JKDvPY5JEOU
- ABD Ticaret Bakanlığı. (2024). U.S. Direct Investment Abroad.
- Anadolu Ajansı [AA]. (2025, Eylül 24). Türkiye’nin bu yıl 53,2 milyar metreküp doğal gaz tüketeceği öngörüldü. https://www.aa.com.tr/tr/enerjiterminali/dogal-gaz/turkiyenin-bu-yil-53-2-milyar-metrekup-dogal-gaz-tuketecegi-ongoruldu/47057
- Bakan Bayraktar kış öncesi elektrik ve doğal gaz fiyatlarında artış planlanmadığını belirtti. (2025, Eylül 24). Anadolu Ajansı. https://www.aa.com.tr/tr/enerjiterminali/genel/bakan-bayraktar-kis-oncesi-elektrik-ve-dogal-gaz-fiyatlarinda-artis-planlanmadigini-belirtti/52016
- Beyaz Saray Basın Açıklaması. (2025, 25 Eylül). ABD ve Türkiye Arasında Stratejik Sivil Nükleer İşbirliği Mutabakat Zaptı.
- BOTAŞ. (2024). Doğal Gaz Piyasası Sektör Raporu 2023.
- BOTAŞ. (2025, Eylül). Basın Duyurusu: Mercuria ile LNG Anlaşması.
- BOTAŞ, Mercuria ve Woodside Energy ile uzun vadeli LNG anlaşmaları imzaladı. (2025, Eylül 24). Anadolu Ajansı. https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/botas-mercuria-ve-woodside-energy-ile-uzun-vadeli-lng-anlasmalari-imzaladi/3697155
- İletişim Başkanlığı. (2025, Eylül 9). Türkiye global enerji devleriyle LNG ithalat anlaşmaları imzaladı (ABD). https://www.iletisim.gov.tr/turkce/dis_basinda_turkiye/detay/turkiye-global-enerji-devleriyle-lng-ithalat-anlasmalari-imzaladi-abd
- LSEG. (2025, Ekim). Enerji Piyasaları Veri Akışı.
- C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı. (2025, Eylül). Dünyanın En Ucuz Gazı Amerika’da. https://enerji.gov.tr/haber-detay?id=31591
- Türkiye Doğal Gaz Tedarikini Çeşitlendiriyor: 15 Milyar Metreküplük LNG Anlaşması. (2025, Eylül 11). Eskişehir Haber. https://www.eskisehir.net.tr/haber/?sec=1&newscatid=7&newsid=213749
- Türkiye ile ABD arasında 20 yıllık doğal gaz anlaşması imzalandı. (2025, Eylül 25). Mepa News. https://www.mepanews.com/turkiye-ile-abd-arasinda-20-yillik-dogal-gaz-anlasmasi-imzalandi-74287h.htm
- The Wall Street Journal. (2025, 26 Eylül). “U.S. Signals Easing of Sanctions on Turkey After Energy Shift”.
- Trade.gov. (2024). Turkey – Country Commercial Guide. U.S. Department of Commerce.













