Dolomit minerali kimyasal bileşimi CaMg(CO3)2 olan kalsiyum magnezyum karbonattır. Dolomit minerali içeren tortul karbonat kayaca da dolomit denir. Genellikle kireçtaşı ve evaporitlerle birlikte ancak kireçtaşlarından coğrafi olarak daha az yaygın, geniş alanlarda yüzlerce km kalınlığında bulunur. Senozoyik yaşlı kayaçlarda (yaklaşık 66 milyon yıldan daha genç yaş) daha nadirdir.

Dolomit açısından zengin olan kayaçların çoğu, başlangıçta magnezyum açısından zengin gözenek suyu tarafından tortulaşma sonrası değişikliğe uğratılan kalsiyum karbonat çamurları olarak birikmiştir. Çoğu dolomit, kireçtaşının veya kireç çamurunun taşlaşmadan
önce kalsiyumun magnezyumla yer değiştirmesi sonucu oluşmuştur, bu jeolojik dönüşüm süreci dolomitleşme olarak tanımlanır. Dolomit ayrıca hidrotermal damarlarda da yaygın gözüken bir mineraldir. Bu damarlarda genellikle barit, florit, pirit, kalkopirit, galen veya sfalerit ile birlikte trigonal sistemde rombohedral kristaller olarak bulunur. Dolomitlerde demir ikamesi yaygındır ve birkaç mol % FeCO3 ile ferroan dolomiti, Ankerit CaMg0. 5Fe0.5(CO3)2 oluşur. Kutnahorit (CaMn(CO3)2) de dolomit ile katı çözeltide oluşur. Az miktarda manganez mevcut olduğunda, dolomit pembe tonlarında renklenir.

Doğal dolomitte, tipik olarak toplam magnezyum ve kalsiyum %44 ila %50’si arasındadır ve bu, magnezyum katmanlarına bir miktar kalsiyum ikamesi olduğunu gösterir. “Dolomit sorunu”, geçmiş jeolojik kayıtlarda dolomitin dünya çapındaki geniş birikimine karşılık, modern zamanlarda neden sınırlı miktarda dolomit oluştuğu anlamına gelir. Dolomit erozyona dayanıklıdır, tabakalı katmanlar içerebilir veya tabakalı olmayabilir. Zayıf asidik
yeraltı suyunda kireçtaşına göre daha az çözünür ancak yine de zamanla çözelti boşlukları (karst) gelişebilir.

Dolomitler, birçok kurşun, çinko ve bakır yatağının ana kayacıdır. Sıcak, asidik hidrotermal çözeltiler bir çatlak sistemi boyunca derinlerden yukarı doğru hareket ettiğinde, dolomitik bir kayaç birimiyle karşılaşırsa; bu çözeltiler dolomit ile reaksiyona girerek pH’ta bir düşüşe
neden olur ve bu da çözeltiden metallerin çökelmesini tetikler.

Dolomit, petrol ve doğalgaz rezervuar kayacıdır. Kalsitin dolomite dönüşümü esnasında hacim daralması meydana gelir. Bu durum, kayaçta diğer kayaç birimlerinden salındıkça içerisine göç eden petrol veya doğal gazların dolduğu gözenek boşlukları oluşturur. Bu özellik, dolomiti rezervuar kayacı olarak petrol ve gaz sondajının hedefi haline getirir.

Dolomiti kireçtaşından ayıran ilk jeolog, adını aldığı Fransız mineralog ve jeolog D.G. de Dolomieu’dur. Dolomitin farklı özelliklerini 1791’de, önce eski Roma kentindeki binalarda,
daha sonra Dolomit Alpleri olarak bilinen dağlarda topladığı örnekleri esas alarak tanımladı. Dolomit terimi hem kalsiyum-magnezyum karbonat mineralini hem de bu mineralden oluşan tortul kayacı ifade eder.

Dolomit, kireçtaşı kadar yaygın olarak bulunmasa da yerkabuğunda yaygındır. Genellikle kireçtaşı veya evaporit yataklarıyla birlikte bulunur ve sıklıkla kireçtaşıyla iç içedir. Yaşa bağlı olarak bolluk oranında tutarlı değişim yoktur ancak genellikle deniz seviyelerinin düşük olduğu senozoyik dönemdeki (65 milyon yıldan daha yeni) formasyonlarda daha az miktarda dolomit bulunur. Yüksek deniz seviyesi zamanları dünyamızın sera zamanlarıdır, dolayısıyla sera koşullarının dolomit oluşumunun tetikleyicisi olması mümkündür.

Dolomit, önceden var olan kireçtaşı veya kireç açısından zengin tortul kayaçların değişimini içeren dolomitleşme olarak bilinen jeolojik süreç sonucu oluşur. Bu süreç milyonlarca yıl boyunca gerçekleşir ve tipik olarak kayaçdaki kalsiyum karbonat mineralleriyle magnezyum
açısından zengin sıvıların etkileşimini içerir. Magnezyum açısından zengin sıvıların mevcudiyeti gibi dolomitleşmenin meydana gelmesi için gereken ön koşullar, dolomit dağılımını etkiler.

Detaylar Madencilik Türkiye Dergisi’nin 127.sayısındadır.

Haberlere Abone Olun

UYARI

Bu haber/makale bir “Madencilik Türkiye Dergisi” içeriğidir. Her hakkı Mayeb Basın Yayın Ltd.’ye ait olup izinsiz olarak kopyalanıp yayınlanması suçtur ve yasaktır. Kaynak gösterilmeden kullanılması durumunda yasal işlem başlatılacaktır.

Kaynak gösterilerek kullanılmak istenmesi halinde “Bu haber/makale Madencilik Türkiye Dergisi’nden alınmıştır.” ibaresi ile birlikte haberin linki verilmeli, link de web sitemize yönlendirilmelidir.

Önceki İçerikAfyonkarahisar Blok Fuarı’nın İlki Başarıyla Gerçekleştirildi
Sonraki İçerikOltu Madeninde Göçük Meydana Geldi: 3 İşçi Hayatını Kaybetti
Volkan Okyay
Yazı İşleri Müdürü - Maden Mühendisi / İş Güvenliği Uzmanı / Madencilik Türkiye Dergisi / Maden Mühendisleri Mesleki Gelişim Derneği Yönetim Kurulu Üyesi