Rahmetli Abdülkadir Tüfekçioğlu, 72 yıl önce 1954 yılında Ankara İskitlerde, Türkiye kırsalında çok rağbet gören lastik ayakkabı üretimine başlar. O yıllarda ülkemizde cevher zenginleştirme makinaları üretimi olmadığından, tamamı ithal makinalardır. Dolayısıyla bu makinaların yedek parçaları da ithal edilmek zorundadır. Ülkemizin flotasyon tesislerine sahip tek şirket olan Etibank, Ergani flotasyon tesisi flotasyon makinalarının aşınan parçaları olan kauçuk fanlarını (impeller-statör), ülke içinde yaptırma kararı sonrası 1964 yılında Abdülkadir Tüfekçioğlu ile temas kurarak yerli üretim sürecini başlatır. Etibank için ithal ikamesi olabilecek kalitede üretim başarılı olur.

Lastik ayakkabı üretiminden Denver Sub-A flotasyon makinaları kauçuk parçaları üretimine geçiş başarılı olunca, kauçuk ürün yelpazesi
de genişler. Çamur pompaları fan ve salyangozları, hidrosiklon astar, apex ve vortexleri de üretilmeye başlanır.

Yukarıda özetlenen başarılı evrilmeler 80’li yıllara gelindiğinde kauçuk imalatlar içinde belki de en iddialısı olan değirmen astar ve lifterbar ile de devam eder.

Tüfekçioğlu’nun yedek parça üretimindeki başarısının getirdiği özgüven sayesinde çamur pompaları, hidrosiklonlar, Denver Sub-A ve D-R flotasyon selüllerinin üretimine başlanır. Gerek ülkemizin madencilik sektörünün gelişmesine gerekse belki de en önemlisi ithalatlarının pahalı olmasının yanında akut döviz sıkıntısı, yukarıda adı geçen kauçuk parçaları yapılan makinaların tamamının üretilmesinde önemli rol oynar. 2000’li yıllara gelindiğinde Tüfekçioğlu, çok büyük ölçekli olmayan bir flotasyon tesisinin makina-ekipman donanımını üretme kapasitesine ulaşır. Kalemaden- Çine (1999) ve Esan-Balya (2009) en güzel örneklerdir. Öyle ki Balya tesisindeki flotasyon makinaları 17 yıldır sorunsuz olarak üretime hala devam etmektedir.

Başarılı evrilmelerin doğal bir sonucu olarak Tüfekçioğlu büyük kapasiteli özgün makina-ekipman üretimi aşamasına gelir.

Dünya madencilik sektörünün ulaştığı ve istediği son teknoloji ürünlerin üretimi için Üniversite-Tübitak-Sanayi iş birliğinin mutlaka kurulması gerekiyordu. Burada mutlaka anmak gerekir. Hacettepe Üniversitesi, Cevher Zenginleştirme Bölümü hocaları çok değerli bilgi ve deneyimlerini esirgemesiz Tüfekçioğlu’na aktarırken Tübitak da tank selül ve pompa projelerine mali destek sağladı. Bu süreç üniversite-sanayi iş birliğinin güzel, somut bir örneğidir.

Yazar: Prof. Dr. İrfan Bayraktar, Maden Mühendisi

Yazının devamı Madencilik Türkiye Dergisi‘nin 134. sayısında… Dergiyi pdf olarak okumak veya basılı şekilde edinmek için tıklayın

Haberlere Abone Olun

UYARI

Bu haber/makale bir “Madencilik Türkiye Dergisi” içeriğidir. Her hakkı Mayeb Basın Yayın Ltd.’ye ait olup izinsiz olarak kopyalanıp yayınlanması suçtur ve yasaktır. Kaynak gösterilmeden kullanılması durumunda yasal işlem başlatılacaktır.

Kaynak gösterilerek kullanılmak istenmesi halinde “Bu haber/makale Madencilik Türkiye Dergisi’nden alınmıştır.” ibaresi ile birlikte haberin linki verilmeli, link de web sitemize yönlendirilmelidir.

Önceki İçerikİMİB Seçimine Az Bir Süre Kala Adaylar Durum Değerlendirmesi Yaptı
Sonraki İçerikMadencilikte Karar Alma Süreçlerinin İyileştirilmesi için 3B Hidrojeolojik Modelleme
Volkan Okyay
Yazı İşleri Müdürü - Maden Mühendisi / İş Güvenliği Uzmanı / Madencilik Türkiye Dergisi / Maden Mühendisleri Mesleki Gelişim Derneği Yönetim Kurulu Üyesi