Dünya bir yandan emisyonlarını azaltma baskısı altındayken diğer yandan 2025’te kömür talebi yeni bir rekora imza attı. İlk bakışta bu durum çelişkili görünüyor. Paris Anlaşması’nın üzerinden on yıl geçmişken, yenilenebilir enerji kapasitesi hızla artarken ve birçok hükümet kömürden çıkış hedefleri açıklarken neden küresel kömür tüketimi hâlâ düşmüyor? Daha da önemlisi, bir yakıt aynı anda hem “zirveye ulaşmış” hem de birçok ekonomik sistem için hâlâ vazgeçilmez olabilir mi?

Bu sorunun kısa cevabı şu: Evet, olabilir. Uluslararası Enerji Ajansı’na (IEA) göre küresel kömür talebi 2025’te %0,5 artarak 8,85 milyar tona ulaştı ve yeni bir rekor kırdı. Ancak bu veri, kömürün yeniden güçlü bir yükseliş döngüsüne girdiği anlamına gelmiyor, kömür, elektrik üretimi, çelik yapımı ve sanayi büyümesi nedeniyle yüksek bir seviyede kalmayı sürdürüyor; buna karşılık orta vadede yenilenebilirler, nükleer enerji, LNG arzı ve iklim politikaları bu talebi yataylaştırıyor. Yani hızlı bir geri dönüş değil, yavaş bir geçiş.

8,85 milyar ton ne anlama geliyor?

IEA’nın 2025 kömür görünümüne dayanan değerlendirme, 8,85 milyar tonluk küresel talep rakamının yanına mutlaka ikinci bir bilgi daha koymak gerekiyor: aynı kurum, talebin 2030’a kadar adeta bir plato yapabileceğini ve hatta hafif gerileyebileceğini de belirtiyor. Dolayısıyla burada büyük bir sıçramadan değil, çok yüksek bir seviyede bir süre kalıcılıktan
söz ediliyor.

Bu ayrım önemli. Çünkü “rekor” ifadesi çoğu zaman hızlanan büyümeyi çağrıştırır. Oysa burada söz konusu olan artış yalnızca %0,5. Başka bir deyişle, kömür talebi patlamıyor; ama sistemin içinden de kolayca çıkılmıyor. Elektrik şebekelerinin yapısı, sanayi süreçlerinin niteliği ve gelişmekte olan ekonomilerde büyüme ihtiyacı, kömürün küresel enerji ve üretim düzenindeki yerini kısa vadede koruyor. Bu yüzden 2025 rekoru ile 2030’a doğru yataylaşma beklentisi uyumlu gözüküyor.

Yazının devamı Madencilik Türkiye Dergisinin 136. sayısında… Dergiyi pdf olarak okumak veya basılı şekilde edinmek için tıklayın

Haberlere Abone Olun

UYARI

Bu haber/makale bir “Madencilik Türkiye Dergisi” içeriğidir. Her hakkı Mayeb Basın Yayın Ltd.’ye ait olup izinsiz olarak kopyalanıp yayınlanması suçtur ve yasaktır. Kaynak gösterilmeden kullanılması durumunda yasal işlem başlatılacaktır.

Kaynak gösterilerek kullanılmak istenmesi halinde “Bu haber/makale Madencilik Türkiye Dergisi’nden alınmıştır.” ibaresi ile birlikte haberin linki verilmeli, link de web sitemize yönlendirilmelidir.

Önceki İçerikHaklarını Alamayan Doruk Madencilik İşçileri, Eylemlerine Yeniden Başladı
Sonraki İçerikDoruk Madencilik Yeniden Başlayan Eylemler Hakkında Kamuoyu Duyurusu Yayımladı