Frederic Alm / LKAB

Dünyada çok fazla örneği olmayan taşınma süreci kapsamında, Kiruna kentinin, yaklaşık 10 yıl içinde mevcut konumundan 3 kilometre doğuya taşınması planlanıyor.

Endonezya’nın başkenti Cakarta’da her yıl meydana gelen sel gibi doğal afetler, altyapı sorunları ve yer altı sularının aşırı kullanımı gibi sorunlar nedeniyle başka bir yere taşınırken, İsveç’te dünyanın en büyük demir cevheri yataklarından birisine ev sahipliği yapan Kiruna kenti de dünya genelinde benzer bir kaderi yaşayan kentler arasına girdi.

AA’da yer alan habere göre Kiruna’daki madencilik faaliyetlerinin kapsamının genişletilmesi taşınma sebebi olarak gösterilirken, taşınma kararı her ne kadar 2004 yılından bu yana söz konusu olsa da 2025’te süreç resmen başlatıldı.

Kiruna’nın simge yapılarından 113 yıllık Kiruna Kilisesi’nin römorklarla başka bir yere taşınması kentin hikayesinin dünyada daha görünür olmasını sağladı.

Ağustos 2025’te tarihi kilisenin olduğu gibi sökülüp taşınması sosyal medyada ilgi görürken, Kiruna’nın taşınma nedenleri de merak konusu oldu.

İsveç’teki Göteborg Üniversitesi’nden Öğretim Üyesi Jennie Sjöholm, Kiruna’nın bir maden kenti olduğunu belirterek, “Maden alanının genişlemesi ve yeni yerlerin açılması Kiruna’nın bir endüstriyel bölge olmasını sağladı. Bu da kentin yok olması anlamına geliyor.” dedi.

Kentin kademeli olarak yıkılıp, kademeli olarak taşınacağını anlatan Sjöholm, 18 bin nüfusa sahip kentte ilk etapta gerçekleşen taşınma faaliyetleri kapsamında 6 bin kişinin etkilendiğini, yaz mevsiminden sonra da 6 bin kişinin daha aynı etkiyi yaşayacağını söyledi.

Sjöholm, kentin taşınması sürecinde çok sayıda kişinin evsiz kalacağına dikkati çekerek, yeni yerleşim yerinin mevcut olana yakın ancak madencilik faaliyetlerinden etkilenmeyecek bir yere inşa edildiğini belirtti.

Madencilik faaliyetlerinden bölgede yaşayan yerli halk Samiler’in ren geyiği yetiştiriciliğinin olumsuz etkilendiğini ifade eden Sjöholm, yerleşmiş bir düzeni olan Kiruna’da gelişmiş demir ve kara yolları bulunduğuna, son gelişmelerle birlikte kentteki kültürel manzaranın bozulduğuna dikkati çekti.

Sjöholm, yeni maden yerlerinin açılmasıyla kentteki birçok faaliyetin yapılamayacağını kaydederek, “Kentteki tüm bu madencilik faaliyetleri yeşil dönüşüm ile bağlantılı. Demir cevheri özellikle çok önemli bir maden. Devlet Madencilik Şirketi (LKAB) şu anda bölgede demir cevheri çıkarıyor. Kiruna’nın kuzeyinde nadir minerallerin bulunduğu bir bölgeyi de işletmeyi düşünüyorlar. Eğer bu gerçekleşirse, bu da büyük bir etki oluşturur.” dedi.

Kiruna’nın Avrupa’da en büyük maden yataklarından birisine sahip olduğunu belirten Sjöholm, Avrupa’nın daha fazlası için de bir istek duyduğunu aktardı.

Sjöholm, Kiruna’nın taşınma kararının da Avrupa’nın kritik ve nadir minerallere ilişkin çabasıyla bağlantılı olduğunu değerlendirerek, “Durum oldukça karmaşık ve karışık aslında. Avrupa’nın genel anlamda maden ihtiyacı yerel çıkarlarla çatışabiliyor.” diye konuştu.

Madencilik faaliyetlerinin önemli olduğunu ve bu alanda çalışan insanlar için de bu faaliyetlerin devam etmesinin önem arz ettiğini ifade eden Sjöholm, madenciliğin toplumun diğer kesimleri üzerindeki etkisinin de unutulmaması gerektiğini söyledi.

Kiruna Belediye Meclisi Başkanı Mats Taaveniku da yaptığı yazılı açıklamada, LKAB ve belediyenin yakın işbirliğinde çalıştıklarını, Kurina’nın geleceğinin her şeyden önemli olduğunu belirtti.

Devletten de destek beklediklerini aktaran Taaveniku, devam eden taşınma süreci kapsamında potansiyel arazilerinin büyük çoğunluğunun devlete ait olduğunu ifade etti.

LKAB yetkilisi Stefan Hamalainen de Kiruna sakinleri için taşınmanın oluşturacağı zorlukların farkında olduklarını belirterek, “Etkilenen bölgede yaşayanlar için mümkün olan en iyi çözümleri üretmek için çalışıyoruz. Amacımız, nihai sonucun sadece daha iyi olmasıdır.” ifadelerini kullandı.

Hamalainen, taşınmak zorunda kalan vatandaşlara yeni barınma imkanları sunacaklarını ve maliyetlerin tümünü karşılayacaklarını kaydetti.

Haberlere Abone Olun

UYARI

Bu haber/makale bir “Madencilik Türkiye Dergisi” içeriğidir. Her hakkı Mayeb Basın Yayın Ltd.’ye ait olup izinsiz olarak kopyalanıp yayınlanması suçtur ve yasaktır. Kaynak gösterilmeden kullanılması durumunda yasal işlem başlatılacaktır.

Kaynak gösterilerek kullanılmak istenmesi halinde “Bu haber/makale Madencilik Türkiye Dergisi’nden alınmıştır.” ibaresi ile birlikte haberin linki verilmeli, link de web sitemize yönlendirilmelidir.

Önceki İçerikMarmomac 2026 Fuarı Milli Katılım Organizasyonunda Yerinizi Alın!
Sonraki İçerikMadencilikte Dijital Dönüşüm ve İleri Teknolojiler Ankara’da Konuşulacak