Maden Kanunu’nda önemli değişiklikler getiren yasal düzenlemenin kabulü ve yürürlüğe girmesinin ardından, Orman Kanunu’nun 16’ncı Maddesinin Uygulanması Hakkında Yönetmelik’te (“Orman İzin Yönetmeliği”) de önemli bir değişiklik 22.08.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Hatırlanacağı gibi, 2014 yılında yayımlanıp 2015, 2017 ve 2018 yıllarında değişiklikler yapılan önceki yönetmelik geçtiğimiz yıl yenilenmişti. Yürürlüğe giren Orman İzin Yönetmeliği ise özellikle aşağıdaki düzenlemeleri nedeniyle eleştirilmekteydi ve sektör dernekleri tarafından davalar da açılmıştı. Açılan davalarda Yönetmeliğin Kısaltmalar ve İstisnalar başlıklı 29. Maddesinin (3) fıkrasında yer alan “İzin alanında aşım yapıldığının tespit edilmesi halinde, tanzim edilen suç tutanağı adli mercilere intikal ettirilir, aşım yapılan alanda çalışmalara müsaade edilmez. Aşım yapılan sahada yargılama sonucuna kadar izin verilmez.” Hükmü için yürütmenin durdurulması kararı da verilmişti. 2024 Orman İzin Yönetmeliği ile ilgili yargısal süreç devam ederken, yapılan değişiklik neler getirdi, bundan sonra neler yaşanabilir, genel hatlarıyla değerlendirmelerimizi paylaşmak isteriz.

Öncelikle; Orman Alanlarında Madencilik Faaliyet İzinleriyle İlgili Temel Hukuki Tartışma Nedir?

Ormanlar ve madenlerle ilgili temel norm olan Anayasa hükümlerine bakıldığında, madencilik faaliyetleriyle ilgili ruhsat sahibi “gerçek ve tüzel kişilere yönelik şartların kanunla düzenlenmesi zorunluluğu” (md.168) ile devletin “ormanların korunması ve sahaların geliştirilmesi ile ilgili kanunları koyup tedbirleri alma yükümlülüğü” (md.169/1) ve “devlet ormanlarının kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamayacağı” (169/2) hükmü görülmektedir.

Maden Kanunu’nun 7’nci maddesinin 1. Fıkrasının son cümlesinde “Bu Kanun dışında madencilik faaliyetleri ile ilgili olarak yapılacak her türlü kısıtlama ancak kanun ile düzenlenir.” Hükmü bulunmaktadır. Buna mukabil Orman Kanunu’nun 16’ncı maddesinde devlet ormanları içerisindeki maden arama ve işletme faaliyetlerine ve zorunlu altyapı tesislerine “bedeli alınarak izin verileceği” düzenlenmiş, devlet ormanları içerisindeki bazı özel nitelikli bölümlere denk gelen madencilik faaliyeti taleplerine izin verilmesiyle ilgili olarak ise Tarım ve Orman Bakanlığı’nın muvafakatinin alınması gerektiği düzenlenmiştir.

Orman alanlarına denk gelen madencilik faaliyetlerine orman izni verilmesine yönelik Orman İzin Yönetmeliği isimli düzenleyici işlemlerin içerikleri itibariyle yarattıkları temel hukuki sorun, bunların orman alanlarına denk gelen madencilik faaliyetleriyle ilgili süreçlerde, öngörülebilirlik ve düzen yaratıp yaratmadıkları ve ormanlarla ilgili Anayasa ve Yasa düzenlemesinde yer alan tedbir alma görevinin ötesine geçerek, madenlerle ilgili Anayasa ve Yasa düzenlemesinde yer alan madencilik faaliyetlerinin kanun olmadan sınırlandırılması aracına dönüşüp dönüşmediğinin belirlenmesidir. Tedbir alma görevinin ötesine geçerek madenciliği kısıtlayan sonuçlar doğuran orman izin düzenlemeleri yukarıda aktarılan hükümlere aykırıdır. Yine eksik veya yetersiz düzenleme nedeniyle belirsizlik yaratan hükümlerin de yargı yerlerince iptali söz konusu olabilmektedir.

2024 Orman İzin Yönetmeliği’nin İtiraz Edilen Düzenlemeleri Nelerdi?

Yukarıda aktarılan temel hukuki tartışma ekseninde, maden ruhsat sahalarında kalan, madencilik faaliyetleri yapılacak alanlara denk gelen orman alanları için izin süreçlerinde, mesafe ve alan kısıtlamaları getirilmek suretiyle ruhsat sahalarında orman izni alınamayacağı için madencilik faaliyetlerine kısıtlanan alanlar söz konusuydu. Bunlarla ilgili düzenlemeler şu şekildeydi.

  • Tanım ve kısaltmalar başlıklı 3’üncü maddesinin (1) fıkrasının öö) bendindeki “öö) Verimli orman alanları: Amenajman planlarında veya aktüelinde, 1 kapalı orman alanları (tepe kapalılığı %11-40 arası), 2 kapalı orman alanları (tepe kapalılığı %41-70 arası), 3 kapalı orman alanları (tepe kapalılığı %71 ve üzeri), gençleştirme alanları, ağaçlandırma alanları ile bal ormanlarını” tanımı,
  • Kısıtlamalar ve istisnalar başlıklı 29’uncu maddenin (7) inci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde yer alan “(7) 3213 sayılı Kanunun 2’nci maddesindeki açık işletme ile yapılan III. ve IV. Grup madencilik faaliyetlerine; (a) İl ve ilçe yerleşim yerlerine en az 500 metre mesafede kalan yerler ile il ve ilçe yerleşim yeri ön görünümündeki 2 kilometre mesafedeki alanlarda, (b) Deniz sahili ön görünümünde olup kıyı kenar çizgisinden 5 kilometre mesafede kalan orman alanlarında, izin verilmez.” hükmü
  • Kısıtlamalar ve istisnalar başlıklı 29’uncu maddenin (8) inci fıkrasında yer alan “(8) 3213 sayılı Kanunun 2’nci maddesindeki açık işletme ile yapılan III. ve IV. Grup madencilik faaliyetleri kamu kurum ve kuruluşları hariç bir ruhsat sahası içerisinde mevcut izinler ve talep edilen rehabilitasyona konu madencilik faaliyetlerinin 150 hektarı geçmesi durumunda, izinli sahaların rehabilite edilerek geri teslim edilmesinden sonra teslim edilen saha kadar aynı şartlarda izin verilir” hükmü
  • Kısıtlamalar ve istisnalar başlıklı 29’uncu maddesinin (14)’üncü fıkrasında yer alan “(14) Yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı lisanssız enerji üretim tesislerine verimli orman alanlarında izin verilmez.” hükmü

2025 Değişikliği 2024 Orman İzin Yönetmeliği’nde Neleri Değiştirdi?

  • 2024 Orman izin Yönetmeliğin 7’nci Maddesinin 1nci fıkrasının 1inci cümlesinde yapılan değişiklikle ruhsat/rödovans süresi orman izin kriteri haline getirilmiştir: Orman izinlerinde izin istenen alandaki ruhsat/rödovans süresinin orman izinlerinde dikkate alınacak bir kriter haline getirildiği görülmektedir. Böylelikle daha evvel orman izin süresinin belirlenmesi için bir kriter olarak tanımlanmış olan ruhsat/rödovans süresi artık izin süresinin değil izin verilmesinin bir kriteri haline getirilmesi söz konusudur. Yukarıda aktarılan temel hukuki tartışma ekseninde, maden ruhsat süre uzatımları veya rödovans süresinin uzatılması ruhsat sahipleri açısından mevzuatta yeri olan uygulamada gerçekleştirilen düzenlemeler olduğundan, Orman Kanunu’nun 16’ncı maddesinde düzenlenen yasal bir kriter olmadığı gibi, orman koruma tedbiri olarak da nitelenemeyeceği düşüncesindeyiz.
  • 2024 Orman İzin Yönetmeliği’nin 8’inci Maddesinde yapılan değişiklikle orman kesin izin süre uzatımı başvurularının sadece e-devlet üzerinden değil fiziksel olarak da yapılabilmesine imkân sağlanmıştır. Kolaylaştırıcı bir düzenlemedir.
  • 2024 Orman İzin Yönetmeliğinin 14’üncü maddesinde rehabilitasyon çalışmalarının takip ve kontrolü maksadıyla her yıl nisan ayına kadar orman bölge müdürlüğüne sunulması gereken teknik raporun süresi haziran ayı olarak değiştirilmiştir. Aynı dönemde maden mevzuatı uyarınca sunulan işletme faaliyet raporlarıyla çakışıyor olması nedeniyle olumlu bir düzenlemedir. Aynı şekilde toprak dolgu kesin izinleriyle ilgili olarak da Yönetmeliğin 19’uncu maddesinin 8’inci fıkrasında alanda yapılan çalışmalarla ilgili teknik raporun sunulma süresi nisan yerine haziran olarak değiştirilmiştir.
  • 2024 Orman İzin Yönetmeliğinin 17inci maddesinde teminat ve bedellerin iadesi başlığı altında dördüncü bentte kısmi izin iptalleri sonrasında izni devam eden orman alanı için yapılacak arazi izin bedelinin “bu yönetmelik kapsamında” verilen ilk izin denilmek suretiyle 24.09.2024 tarihli yönetmelikten önce verilen izinler yönünden bedel hesabına oluşan belirsizliğin giderilmesi amacıyla, “bu yönetmelik kapsamında” ibaresi yürürlükten kaldırılmış olup, bu durumda kalan alan için ilk izin tarihinden itibaren BAK oranında güncelleme ile hesaplama yapılabileceği belirtilmiştir. Hukuki belirliliği sağlamak açısından olumlu bir düzenlemedir.
  • 2024 Orman İzin Yönetmeliğinin Kısıtlama ve İstisnalar başlıklı 29’uncu maddesinde daha önce yer alan aşağıdaki hükümler yürürlükten kaldırılmıştır.

a) I, II (a), II (b) ve II (c) Grubu madenlerle ilgili altyapı tesisleri hariç açık işletme ile yapılacak madencilik faaliyetlerine mesafe sınır ve yasakları getiren 29’uncu madde 5nci fıkra (a), (b) ve (d) bentleri yürürlükten kaldırılmıştır.

Buna göre, bu grup madenler için otoyol, bölünmüş yol, il ve ilçe yerleşim alanlarının ön görünümündeki 3 kilometre mesafede yer alan orman alanlarına izin verilemeyeceği ifadesi metinden çıkarılmış oldu. Yine il ve ilçe yerleşim yerlerine 500 metre mesafede kalan orman alanlarında ve deniz sahili ön görünümünde olup kıyı kenar çizgisinden itibaren 5 km’lik mesafede kalan alanlarda izin verilmeyeceği hükmü yönetmelikten çıkarıldı. Aynı maddenin çıkarılan bentlerden sonraki durumu ise, I ve II (a) için 2 veya yukarı kapalı verimli orman alanlarında (c bendi), II (b) ve II (c) grubu içinse 3 kapalı verimli orman alanlarında izin verilememekle beraber, amenajman planlarında baltalık işletme sınıfında ve geçmiş plan dönemlerinde baltalık işletme sınıfından koruya tahvil işletme sınıfına alınan, kapalılığı 2 ve 3 rumuzu ile gösterilen meşcereler ile Maka3 rumuzlu maki sahalarında kalması halinde Değerlendirme Komisyonunca değerlendirebilecektir.

b) III. ve IV. Grup madenlerle ilgili açık işletme faaliyeti yapılmak üzere izin istenen alanlarla ilgili yapılacak madencilik faaliyetlerine, il ve ilçe merkezlerinden itibaren 500 metre, il ve ilçe merkez ön görünümlerinden itibaren 2 km ve deniz sahili ön görünümünde olup kıyı kenar çizgisinden itibaren 5 km belirlenmek suretiyle mesafe sınır ve yasakları getiren 29’uncu madde 7’nci fıkrası (a) ve (b) bentleri yürürlükten kaldırılmıştır.

c) 29’uncu maddenin 13’üncü fıkrasında yer alan belirsizlik yaratan “bu yönetmelik kapsamında” ifadesi yürürlükten kaldırılmıştır. Söz konusu maddeye göre, orman izni verilmiş maden tesis ve altyapı tesislerinin enerji ihtiyaçlarını karşılamak için izin verilmesinde söz konusu maden tesisi ve altyapı tesisinin bu yönetmelik kapsamında (yani 24.09.2024 sonrası) orman izni almış olması değil, orman izni almış olmasının yeterli olduğu vurgulanmıştır.

d) 29’uncu maddenin 14’üncü fıkrasında yer alan maden alt yapı tesisi olarak tanımlı yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı lisanssız enerji üretim tesislerine verimli orman alanlarına izin verilmemesine yönelik düzenleme yürürlükten kalkmıştır.

e) 2024 Orman İzin Yönetmeliğinin 29’uncu maddesinin 6’ncı fıkrasındaki I, II (a), II (b) ve II (c) grubu için altyapı tesisleri hariç açık işletme ile yapılan faaliyetlere bir ruhsat sahası içinde mevcut izinler ve talep edilen rehabilitasyona tabi alanın 10 hektarı geçmesi durumunda izinli sahaların rehabilite edilerek tesliminden sonra aynı şartlarda izin verilir hükmü yürürlükten kaldırılmıştır.

Aynı madde yeniden düzenlenerek temelde söz konusu şart korunmuş ancak MAPEG’den rezervin bitmediği ve madencilik faaliyetlerinin devam ettiğine yönelik yazı getirilmesi halinde bu rehabilitasyona tabi alan ve teslim sınırına tabi olunmadan izin alınabileceğine dair düzenleme yapılmıştır.

Bu düzenlemeye rağmen kanunda bulunmayan alan sınırlamasının korunduğu görülmekte olup bununla ilgili en başta ortaya konulan hukuki tartışma ekseninde madencilik faaliyetlerinin alansal olarak sınırlanması suretiyle yaratılan hukuka aykırılığın sürdüğü değerlendirilmektedir.

f) 2024 Orman İzin Yönetmeliğinin 29’uncu maddesinin 8’nci fıkrasındaki 3213 sayılı Kanunun 2’nci maddesindeki açık işletme ile yapılan III. ve IV. Grup madencilik faaliyetleri kamu kurum ve kuruluşları hariç bir ruhsat sahası içerisinde mevcut izinler ve talep edilen rehabilitasyona konu madencilik faaliyetlerinin 150 hektarı geçmesi durumunda, izinli sahaların rehabilite edilerek geri teslim edilmesinden sonra teslim edilen saha kadar aynı şartlarda izin verilir hükmü yürürlükten kaldırılmıştır.

Aynı madde yeniden düzenlenerek temelde söz konusu şart korunmuş ancak MAPEG’den rezervin bitmediği ve madencilik faaliyetlerinin devam ettiğine yönelik yazı getirilmesi halinde bu rehabilitasyona tabi alan ve teslim sınırına tabi olunmadan izin alınabileceğine dair düzenleme yapılmıştır.

Bu düzenlemeye rağmen kanunda bulunmayan alan sınırlamasının korunduğu görülmekte olup bununla ilgili en başta ortaya konulan hukuki tartışma ekseninde madencilik faaliyetlerinin alansal olarak sınırlanması suretiyle yaratılan hukuka aykırılığın sürdüğü değerlendirilmektedir

Yürürlükteki metindeki diğer sorunlu düzenlemeler nelerdir?

Düzenlemeye tabii tutulan maddeler dışında özellikle verimli orman alanı tanımı ve rehabilitasyon sürecine ve sahaların iadesine dair düzenlemelerde belirsizlik yaratan hükümler yönetmelikte kalmayı sürdürmektedir. Verimli orman alanı olarak getirilen tanımlamanın çok geniş olması neredeyse tüm devlet ormanlarını kapsayabilecek niteliği, bunun kanuni bir dayanağının ve kriterinin bulunmaması gibi nedenlerle orman alanlarında alınacak izinlerle ilgili hukuki belirsizlik yaratmayı sürdürmektedir.

Diğer yandan da orman izni almak kadar izin sonunda alanların teslimi de aslında madencilik faaliyetlerinin koşullarını düzenleyen konular olduklarından Anayasanın 168nci maddesi uyarınca orman idaresinin yönetmelik düzenlemesine değil doğrudan kanuni düzenlemeye kavuşturulması gereken konulardandır. İzin alınan alanların iadesi süreçlerinde yaşanan belirsizlikler hukuki belirlilik ilkesini karşılamamakta ve uygulamada iade süreçlerinde uyuşmazlıklar doğurmakta iade edilemeyen alanlar nedeniyle izin bedellerinin yersiz ödenmesi şeklinde mali külfetler yaratmaktadır.

Değişikliğin hukuki ve idari yansımaları neler olabilir?

Bu düzenlemenin 22.08.2025 tarihinde yürürlüğe gireceği metinde yer almakla beraber herhangi bir geçiş süreci öngörülmemiştir. Bu nedenle 22.08.2025 öncesinde başlamış olup süren işlemlere uygulanması veya ilgili düzenlemelerin halihazırda süren dava süreçleriyle ilgili her bir süreç ve dava özelinde ayrı değerlendirme yapılması gerektiği açıktır.

Kaldırılan veya yeniden düzenlenen 2024 Orman İzin Yönetmeliği hükümlerine doğrudan STK’lar tarafından açılan Danıştay’da süren iptal davalarıyla ilgili olarak, iptali istenmekteyken yürürlükten kaldırılan hükümler itibariyle yargı yerlerince karar verilmesine yer olmadığı kararları verilebilir.

Ancak, yürürlükteyken bu yönetmelik uygulanarak yapılan işlemler nedeniyle OGM aleyhine açılan davalarda ise yürürlükten kaldırma işlemleri geçmişe etkili olmadığından, doğrudan uygulama işlemlerinin doğrudan iptali sonucu doğurmayacak olmakla beraber, bu işlemlerin idarece yürürlükten kaldırılması hukuki haklılık iddiası açısından önemli bir karine teşkil edebilecektir.

En önemli düzenlemelerden 29’uncu maddenin 6 ve 8nci fıkralarındaki rehabilitasyona tabi alan sınırlamaları getiren düzenlemelerin ise, sadece son cümle eklenmek suretiyle değiştirilmeyip aynı maddenin tekrar yazılması ve sonuna bir cümle ilave edilmesi suretiyle tekrar yürürlüğe konulması, düzenlemelerin ilk paragraflarına açılan davalarda yapılan itirazların Danıştayca esastan irdelenmemesi ve incelenmemesi maksatlı olabilecektir. Bu nedenle, hektar sınırlamalarının madencilik faaliyetlerine yasak getirmesinin sürdüğü de gözetilerek sektör STK’larınca yeni yönetmelik düzenlemesine Resmî Gazetede yayımını takiben 60 gün içinde dava açılması değerlendirilebilir. Bunun dışında ruhsat sahiplerince bu düzenlemelerin kendilerine uygulandığı orman idaresi işlemleri üzerine dava açılabilir.

Dr. Kerem Canbazoğlu: Linkedin

kerem [at] cac.com.trir

Haberlere Abone Olun

UYARI

Bu haber/makale bir “Madencilik Türkiye Dergisi” içeriğidir. Her hakkı Mayeb Basın Yayın Ltd.’ye ait olup izinsiz olarak kopyalanıp yayınlanması suçtur ve yasaktır. Kaynak gösterilmeden kullanılması durumunda yasal işlem başlatılacaktır.

Kaynak gösterilerek kullanılmak istenmesi halinde “Bu haber/makale Madencilik Türkiye Dergisi’nden alınmıştır.” ibaresi ile birlikte haberin linki verilmeli, link de web sitemize yönlendirilmelidir.

Önceki İçerikHasan Yücel’den Orman Yönetmeliği Değişikliğine Teşekkür
Sonraki İçerikHattat: Kömür Üretimimize Engel Oluyorlar