İnsanoğlunun en temel ihtiyaçlarından birisi temiz havadır. İnsan vücudu, belirli seviyelerde hasar oluşması durumları gelişse de yemek yemeden 2-3 hafta, susuz kalarak ise bir haftaya yakın hayatta kalabilmektedir. Fakat bunlardan çok daha kolay ulaştığımız ve şairin;

Bedava yaşıyoruz, bedava;

Hava bedava, bulut bedava;

……

dizelerinde söylediği gibi bedava olan havanın yokluğuna ise ortalama 3-4 dakika dayanabiliyor.

Günümüz modern madenciliğinde kullanılan yer altı ekipmanlarının hemen büyük çoğunluğunda içten yanmalı motorlar vardır. Bu motorların çalışabilmesi için yakıtın motor iç kısmında oksijen ile tepkimeye girerek yanması gerekir. Yeterli uygun nitelikte hava olmadığında dizel ekipmanlarda oluşacak verim kaybı ile ekipmanların bakımını daha da önemli hale getiren konular başka bir yazının konusudur.

Yer altı madenciliğine karar verildikten sonra tünelin ilk metresinden itibaren en öncelikli işletmecilik kriteri temiz hava temini olacaktır.

Bu değerlendirme yazısında, yer altı işletmesinde havalandırmaya gereken önemin verilmesi ya da verilmemesi durumunu ele alacağız. Nasıl olur da yer altı madeninde havalandırmanın gerekliliği ve önemi tartışılır, bunu her branştaki maden çalışanı zaten bilir ki diye düşünülebilir. Fakat sahadaki uygulamalara, yaşanmış iş kazalarına ve meslek hastalıkları sebeplerine bakıldığında görüntü çok iç açıcı değil malesef.

Eski ya da yeni bir maden işletmesine ister çalışmak, ister ziyaret, ister araştırma amaçlı giren bir kişi çeşitli tehlikeler ile karşılaşabilir. Bunların hemen tamamından (Ani ve anlık gelişen olaylar hariç)  tehlikeli bölgeye girmeyerek ya da oradan uzaklaşarak korunabilir. Bu kişinin farkına varamayacağı, çok kısa sürede etkilenebileceği ve yapacak hiçbir şeyinin olmadığı hemen tek durum ortam havasından kaynaklı tehlikedir. Tahkimatsız bölgeye gitmemeyi, ekipman trafiğinin olduğu yerde bulunmamayı, yükseklik ile ilgili sıkıntılı işlerden kaçınmayı, elektrik arızası olan bir ekipmana dokunmamayı seçerek bir çok tehlikeli işten kaçınmayı başarabilir. Fakat yer altının en güvenli yerinde dahi kendi kontrolünde olmayan havalandırmadan en olumsuz derecede etkilenebilir. Bu nedenle yer altı işletmesinin havalandırılması ve bunun getirdiği sorumluluk çok üst seviyededir.

Sektördeki büyük aktörlerin biraz ekonomik güçlerinden biraz da modern bakış açılarından kaynaklı yaptığı örnek uygulamaları bir yana koyacak olursak, uygulama biraz “Su akar yolunu bulur” düşüncesine benzer gerçekleşmektedir. Yüzeyden iki bağlantı yapıldıktan sonra, bunlardan birine fan yerleştirilmesi sonrası kendi haline bırakılan bir “havalandırma” yönetimi olmaktadır.

Yazının devamını buradan okuyabilirsiniz.

UYARI

Bu haber bir “Madencilik Türkiye Dergisi” haberidir. Her Hakkı Mayeb Ltd.’ye ait olup izinsiz olarak kopyalanıp yayınlanması suçtur ve yasaktır. Kaynak gösterilmeden kullanılması durumunda yasal işlem başlatılacaktır. Kaynak gösterilerek kullanılmak istenmesi halinde “Bu haber/makale Madencilik Türkiye Dergisi’nden alınmıştır” ibaresi ile birlikte haberin linki verilmeli, link de web sitemize yönlendirilmelidir.