Giriş

Linyit, turba, gitya, bitümlü şeyl ve leonardit gibi organik materyalin gerek gübre ve gerekse toprak güçlendirici olarak kullanılması fikri yarım yüzyıldır dikkat çekmektedir. Organik tarımın daha çok gündeme geldiği son yıllarda humus bakımından zengin kömürler özellikle kompost gübre yapımında kullanılmaktadır.

Ülkemiz, 20 milyar ton civarındaki linyit kaynakları ile bu konuda çok önemli bir potansiyele sahiptir. Genellikle termik santrallerde enerji üretimi ile gündeme gelen düşük kalorili linyitlerimiz için iyi bir alternatif olarak düşünülebilir. Organik tarımın gittikçe önem kazanması ile linyit, turba, gitya, bitümlü şeyl/marn ve leonardit gibi organik materyalin önemi bir kez daha anlaşılmıştır. Tarımda kimyasal madde kullanımından uzaklaşılması ve organik tarıma olan ilginin gittikçe artması, leonarditin ve bu hammaddeden elde edilen humik ve fulvik asitin tarımsal faaliyetlerdeki önemini de artırmıştır.

Leonarditten üretilen hümik maddeler, çevredeki bitki besin maddelerini kolayca çözüp bünyesine alabilmekte ve toprağın bakteriyolojik etkinliğini olumlu yönde arttırmaktadır. Yıllarca ekilip biçilerek mikro elementleri tüketilmiş olan topraklar için, bu hümik maddeli katkıların üretimi iyileştirici bir çözüm olarak görülmüş ve son yıllarda tarımda yoğun şekilde kullanılır olmuştur.

Bu yazı dizisinde, ülkemizde çoğunlukla linyit yatakları ile bağlantılı olarak gelişen söz konusu kaynaklarımız ele alınacak olup ilk olarak leonarditin özellikleri, önemi ve ekonomik değeri irdelenecektir.

Leonardit Tanımı ve Sınıflandırma

Leonardit, linyitin yüksek oranda oksidasyona uğramış hali olup, içinde %35-85 arasında değişen miktarlarda hümik asit içeriğine sahiptir. Leonardit, yüksek oranda hümik asitler
dışında; karbon, makro ve mikro besin elementleri içeren, kömür düzeyine ulaşmamış tamamen doğal organik madde olarak da tanımlanır. İçerdiği yüksek oranda hümik asitlerden dolayı önemli bir ekonomik değere sahiptir (İstanbulluoğlu, 2012).

Türkiye’de en büyük leonardit rezervi Afşin-Elbistan Linyitleri İşletmesinde yer alan linyit yatakları üzerinde yer almakta olup hesaplanan linyit rezervinin %20’si kadar, yaklaşık 1 milyar ton leonardit rezervi olduğu tahmin edilmektedir (Kahramanmaraş Doğu Akdeniz Kalkınma Ajansı Raporu, 2020).

Leonarditin, metamorfizma ve hümifikasyon şiddetine bağlı olarak hümik asit içeriği %35–85 arasında, nem oranı da %25–40 arasında değişmektedir (Tablo 1). Siyah-kahverengi,
pekişmiş toprak görünümünde, elle kolaylıkla ufalanabilecek sertliktedir (Şekil 1). Kaliteli leonarditin yoğunluğu 0,75–0,85 gr/cm3, pH değeri ise 3–5 arasında değişmektedir. %1 lik KOH, NaOH solüsyonlarında çözünürlüğü yüksek, suda çözünürlüğü ise düşüktür. Çözeltisi siyah parlak renkte, köpüksü, kolloidal ve yağsı görünümdedir. pH değeri 8–9 olan toprakla hazırlanan satürasyon çamurunda kolay çözünmektedir (Olivella vd 2002).

Leonardit, bitki besin elementleri bakımından toprakla karşılaştırıldığında, fosfor (P2O5) yönünden yüksek, potasyum (K) bakımından fakirdir. Kalsiyum karbonat içerikleri çok yüksek olup, toprak reaksiyonları (pH) nötr düzeyindedir (Olivella vd 2002).

Yazının devamı Madencilik Türkiye Dergisi 96. sayı 92. sayfadadır.

Yazının devamını buradan okuyabilirsiniz.

UYARI

Bu haber bir “Madencilik Türkiye Dergisi” haberidir. Her Hakkı Mayeb Ltd.’ye ait olup izinsiz olarak kopyalanıp yayınlanması suçtur ve yasaktır. Kaynak gösterilmeden kullanılması durumunda yasal işlem başlatılacaktır. Kaynak gösterilerek kullanılmak istenmesi halinde “Bu haber/makale Madencilik Türkiye Dergisi’nden alınmıştır” ibaresi ile birlikte haberin linki verilmeli, link de web sitemize yönlendirilmelidir.

Önceki İçerikMİSGEP Kapsamında Düzenlenen Maden Sektörü İstişare Toplantılarının 13’üncüsü Erzincan’da Gerçekleştirildi
Sonraki İçerikKemerköy Termik Santrali’ne Sıçrayan Yangın Kontrol Altına Alındı